Başkasını Yutmakla Beslenmek

Hayatımızın esas gayesi ve yaratılış amacı muhabbetle uhuvvettir. Bu duyguları bize bahşeden, Sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Zata hamd ve şükürler olsun. Şu çer çöp kadar kıymeti olmayan dünya deveranında bu duygularını kin ve nefretle değiş tokuş yapan bir topluluk türemiş, öyle ki anlaşmış gibi hepsi aynı telden çalıyor.

Doğrusu bu haddinden tecavüz eden şahısların bilerek bu tür davranışlarda bulunduğunu düşünüyorum çünkü öyle bir kindarlık bürümüş ki varlıklarını, nefretleri cismaniyetlerinden okunuyor. Ne hikmetse biri delikten kafasını çıkarınca öbürleri de arkasından çıkıyor. Yılan bile rahatsız edilmedikçe ısırmazken bunlar tabiri caizse kuduz köpek gibi başı örtülü birini buldu mu saldırmak için bahane arıyorlar. Evet, hepimizin de bildiği malum meseleden bahsediyorum. Tesettürlülere saldırı... Doğrusu bunların derdi, hakikatte İSLAM ile..

Mevzubahis olunca "Elhamdülillah Müslümanım". Ne kadar da tanıdık bir tablo değil mi, ne kadar da Müşrikçe bir tablo...

"İman edenlerle karşılaştıklarında "İnandık" derler. Şeytanlarıyla (kendi elebaşılarıyla) başa kaldıklarında ise "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler. "Asıl onlarla alay eden ve azıp saparak dolaşmalarına izin veren Allah’tır.

Doğruya karşılık sapkınlığı satın alanlar işte onlardır. Bu sebeple ticaretleri kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamışlardır.

Bakara Suresi: 14-16

Yüce Kuran gayet veciz bir şekilde bu zihniyette olanlara tokat gibi cevap vermiş, elhamdülillah. Şeytanın insanlar arasında seçtiği işbirlikçileri bu güruh. Durmadan çuvaldızı başkalarına batırmaktan zevk alıyorlar. Bu hadise bize gösterdi ki 28 Şubat gibi elim bir hadisenin kalıntıları ne yazık ki yeryüzünde hâlâ tamamen silinmiş değil. Ve aramızda mikrop gibi dolaşıyorlar. Bu, dimağdan yoksun zihniyet kinini, nefretini etrafa püskürtmektedirler . Dara düşünce de "yok efendim yanlış anlaşıldım, özür dilerim." Irkçılık kanlarına işlemiş, besbelli. Kendinden olmayana saldırmak için tetikte bekliyorlar. Ve bunların hepsinin tasmasını açıp meydana bilerek salıyorlar. İşte ne yazık ki bazı fıtratı bozulmuş insanların mahiyeti öyle mülevves olmuş ki Pak İslamiyet’e lâyık olmadıklarını hal ve hareketleriyle dile getiriyorlar. Kendi cahilliklerini başkalarına mal edip sütten çıkmış ak misali olduklarını zannediyorlar.

Evet mü'min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır.

(Mektubat)

İbaresi ile baktığımızda bu insanlara bunu hak etmediklerini, acımaya bile lâyık olmadıklarını anlamış oluruz. Çünkü bu veciz söz "ceza gerektiren hususları içine alan bir düstur değildir. İslam dininde ceza hukukunu; ancak devlet tatbik eder. Kişilerin şahsî bir tasarruf olarak suçları affetme ya da cezalandırma hakları yoktur. Suçluları yargılayıp cezalandırma işi devletin işidir ve hâkimin uhdesindedir."

Böyle saldırgan tavırlar sergileyen insanlar da güpegündüz suç işledikleri için bu düsturun kapsamına girmiyorla. Buradaki fenalık ahlaki özelliklerle ilgilidir: İnsanlarla anlaşamama, kalp kırma, öfkesine yenik düşme, alınganlık, kibir, kıskançlık vs.

Bu tür davranışlara karşı müsamaha göstermek, iyiliğine çalışmak Allah'ın izniyle tedavi edilebilecek türden hasiyetlerdir. Ama İslâmiyetin şiari olan, sembolü olan bir değere dil uzatmak, cahillik yaftasında bulunup üstüne imha edilsin demek tamamen suçtur ve böylesi bir duruma iyilikle mukabele edilmez.

“Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı” çerçevesinde de yerleri yok bunların. Aklı başında her insan hak dinin İSLAM olduğunu ve gerekliliklerinin yerine getirilmesinin farz olduğunu ve hiçbir kimsenin hiçbir kimseden üstün olmadığını, kul hakkının, insan onurunun zedelenmesinin kabul edilir olmadığını bilir. Bilmese bile bu kadar ilerlemiş teknoloji çağında duyar, insaniyeti iktiza ederse araştırır. Nefsinin kölesi olmuşsa bile en azından hak, hukuk, saygı, örf, adet nedir bilir. İnsan olan insana bunlar elzemdir.

Gerçekten olayın Müslüman ülkesinde yaşandığını bilmeyen yahut haberi olmayan biri bu yazıyı okuyunca herhalde der: yahudilerden, siyonistlerden bahsediyor. Ama ne içler acısı ki , bu olaylar bizim memleketimizde yaşanıyor. Ve en çok da İslama, Müslümanlığa adavet eden yine "Müslümanım" diyen oluyor. Bu nasıl bir imtihandır, varın siz düşünün. Rabbim bizi müstağni eylesin böyle olmaktan ve bu tür davranışlarda bulunmaktan. Kalbimizde İslâmiyet aşkını ve nurunu her daim diri tutsun.

Deccalizmin oyunlarından bizi ve tüm sevdiklerimizi muhafaza buyursun. Ahir zamanın yangın çemberinden bizi beri kılsın. Amin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.