Ceylan Güriçin

Ceylan Güriçin

Ganimet Mevsimleri

Ganimet, beklenmedik bir kazanç elde etmek, demek. Genellikle, bildiğimiz üzere; savaşların akabinde düşmanın arkasında kalan malların bütününü kapsar.

Şu an ganimet olarak neler değerlendirilebilir, derseniz; nefsimizi şöyle bir arenaya çıkarınca nefsin meydandan kaçmasıyla ortada kalacak birçok şey sayılabilir. Halihazırda içinde bulunduğumuz üç aylar ganimet mevsimidir. Recep, Şaban, Ramazan ayları ve beraberinde getirdiği mübarek geceler her anıyla büyük bir ganimet mevsimi.

Fakat unutulmaması gereken bir hakikat var ki, ganimetin ganimet olduğuna inanılmazsa hakkıyla değerlendirilemez. Ücretini peşin almaya meyilli insan, ne yazık ki, buradaki espriyi çoğu zaman yakalayamaz.

Namazların evveline sünnetleri koyan Rabbi Rahim, nasıl ki farz kısmına kulu hazırlıyorsa, Ramazan’ın evveline iki mübarek inci olan Recep ve Şaban’ı koyarak da kulunu affa hazırlar. Kul, günah kamburunu bu iki ay içerisinde törpüleye törpüleye Ramazan-ı Şerif’e erer. Rabbi Rahim de kulun azminin mukabilinde üzerindeki törpü ile silinemeyen izleri bu ayda siliverir, kulunu temize çeker. Kısacık ömrünü bereketlendirir, kurumuş latifelerini yeşertir, “ol” emrinin muhatabı olmuş fakat aslında hamlığın esiri cismaniyetin içine “ol” emrini yeniden üfler. Gayyaların zebunu olup kalbi kalaklar içinde sürünen insanın ruh aynasında diriliş mevsimi yaşatır. İkram etmeyi çok seven Kerem Sultanı ganimet mevsimlerinde kullarını karanlık kuyulardan çıkarmak için manevi halatlar uzatır. Tabi bunları ganimetin manasını geniş düşünenler anlayabilir. Mevla derin bir anlayış lütfetsin cümlemize.

Bazen düşünüyorum da cismani hayatımızın konforu için ne çok şey araştırıyor, ne çok şey yapma gayreti ile hemhal oluyoruz. Bu çabaların mukabilinde ömrüne misliyle ömür katan görülmüş müdür Allahu alem. Görülse bile kaç misil olabilir bu. Mesela 100 yıl yaşayacakken bunu 200 yapan yok şu asırda.

“Allahü teâlâ, Receb ayında hasenatı kat kat eder. Bu ayda bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. 10 gün tutana, Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Allahü teâlâ, Nuh aleyhisselamı Receb ayında gemiye bindirdi. O da, Receb ayını oruçlu geçirip oradakilere oruç tutmalarını emretti.”
[Taberanî]

hadis-i şerifini incelediğimizde ise engin bir karşılıkla muhatap oluyoruz: 1’e 365 oruç sevabı, 7’ye Cehennem kapıları kapanıyor, 8’e Cennet kapıları açılıyor… Ne muazzam misiller bunlar.Dünya terazilerinin kifayetsiz kaldığı misiller.

Tabi, amellerdeki niyetlerin imamesi rızay-ı ilahidir. Kul ücrete değil rızaya talip olmalıdır. Zira razı olan Allah (cc), mutlak surette kulunu razı eder. Bütün haber verilen mükafatlar kulların nefsinin ücrete olan meylindendir. Halbuki ücretini peşin aldığımız o kadar çok nimet var ki. Örneğin; sağlam çalışan bir mide mukabilinde bizden her gün oruç tutmamız istenseydi ne derdik? Ne diyebilirdik ki? Kabul ederdik. Bu misal gibi her azamızın mukabilinde bir şeyler istenmiş olsaydı ne yapabilirdik. Canla başla çalışırdık. Halbuki ücretlerimizi peşin aldığımızı bir düşünebilsek, Allah’a (cc) zaten borçlu olduğumuzu bir hissedebilsek!

Üstad Hazretleri der ki:

"Ey nefis! Ubudiyet, mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâbıkadır."

(24. Söz)

Allah bizi kulluğa hazır bulunuşlukla daha önceden donatmış ve de mükafat vaadinde bulunmaya değer bulmuşken kul olarak bize düşen her azamızın şükrünü ortaya koymak. Hepsini rızay-ı ilahi yörüngesinde tasarrufla kemaline yürütmektir. Burada kemaline erip terbiye olan azalar, Cennet’in nimetlerinden de kemal manada lezzetlenecektir.

Hülasa, her nefes inanan için nimettir. Umulur ki, her nefes aynı zamanda son nefesin provasıdır. Provası yapılmayan nefesin istiğfarla taçlanması, imana şehadet etmesi muhaldir.

Kul için ise mühlet kadar nefesler ve de rızıklar vardır. Üç aylar da rızık toplama ve nefes provası zamanlarının kıymetlileridir. Rabbim rızkımızı bol, nasibimizi akıbetten yana hayır eylesin. Her nefesimizi imanımıza kuvvet eylesin. Bizi zamanın hadisatı ve günceliteleri ile ömrünü israf edenlerden değil, her anını Kendisi’ne (cc) dönecekmiş gibi bir hazırbulunuşlukla yaşayan müminlerden eylesin.

Mevla yazandan da okuyanlardan da razı olsun.Amin.

Kalın Selamette...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.