
Nurgül Aylin İçliardıç
Ferdiyetçilik Doğru mu?
Allah'ın yardımı topluluk üzerinedir.
Ferdiyetçi hayatta bencillik vardır. Topluluk halinde yaşamakta ise paylaşmak vardır. Çağımızda insanlar ferdiyetçi bir hayat tarzına yönelmiştir. Batı toplumlarının ferdiyetçi yaşantı özelliği İslam toplumlarında da görülmeye başlamıştır. Halbuki ferdi hayat insanın hem yaratılışına hem fıtratına ters bir hayat tarzıdır. Zira ferdiyetçi yaşantıda ben vardır, topluluk halinde olmakta ise biz vardır.
Birlikte yaşamak, birlikte sevinmek, birlikte üzülmek, birlikte heyecanlanmak sağlıklı insan olmanın vasfıdır. Yalnız başına yaşandığında yalnız başına sevinip, yalnız başına üzüntü duyduğunda bu normal bir durum olmayıp, birçok psikolojik rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Yalnızlık insanı mutsuz ve depresif yapıyor, biyolojik yaşını etkiliyor.
Modernizm insanı toplum içinde bireyselleştirip yalnızlaştırıyor. Halbuki kişisel kabiliyetleri kazanma sosyalleşme ile olur.
İslam dini Müslümanların şuurlu olmalarını iman ile kardeşlik kurmalarını emrediyor.
Her bireyin kendisinden başlayarak aile, akraba, komşular arkadaşlar ve nihayetinde bütün insanlar olmak üzere birbirinin ihtiyaçlarına cevap verme, birbirine yardım etme ve kucaklama vardır.
Bir merkez etrafında iç içe geçen daireler gibi ittifak ederler.
İnsanların kendileri kadar başkalarını da dikkate alması toplum içinde ona göre hareket etmesi en büyük sorumluluklarındandır.
Nitekim Resulullah Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifinde mü’mini insanların canları ve malları hususunda kendilerine zarar vermeyeceğinden emin oldukları kimse olarak tanımlar.
Kurulan iyi ilişkiler kişiye daha huzurlu bir hayat bahşeder. Bu sayede insanlar dünyada yaşama sevinci elde ederler.
İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden kalbine mukabil bir kalbin mevcut bulunmasıdır. Evet bir işte müteahhir kalan veya bir şeye dalarak tefekkür eden adam velev zihnen olsun ister ki birisi gelsin kendisiyle o hayreti o tefekkürü paylaşsın.
(Bediüzzaman Said Nursi / İşaratü'l-İ'caz)
Günümüzde sosyal medyada her şeyin paylaşılması böyle bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor.
Kişilerin ahlaki durumu ve ruhi durumu takındıkları tavırlara ve aldıkları kararlara etki eden en önemli faktördür.
Şüphesiz Allah (cc) kendi yolunda sanki birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever.
(Saf Suresi 4.ayet)
Kusurları hoşgörü ile karşılamak bir insani vecibe olarak bugün daha da önemli hale gelmiştir.
Rabbimizin bizden istediği doğrultuda bir ve beraber hayat yaşamaya çalışmalıyız.
Unutmayalım ki Allah'ın yardımı topluluk üzerinedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.