Erdoğan–Sisi Buluşması: Bölgesel İş Birliğinde Yeni Bir Dönem

Dr. Mansoor Malik’in yazısı - Londra

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’ın başkenti Kahire’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret ve Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah es-Sisi’nin kendisine gösterdiği sıcak karşılama, bölge ve İslam dünyası açısından son derece önemli bir gelişme olarak kayda geçmiştir. Bu buluşma, Orta Doğu’nun zorlu bir dönemden geçtiği bir süreçte umut veren bir tablo ortaya koymuştur.

Geçmişte zaman zaman gergin seyreden Türkiye–Mısır ilişkileri, son iki yılda karşılıklı diyalog ve güvenin yeniden inşa edilmesiyle olumlu bir yönde ilerlemiştir. Karşılıklı üst düzey temaslarla güçlenen bu süreç, bugünkü görüşmeyle birlikte gerilimin yerini iş birliğine bırakabileceğini açıkça göstermektedir. Bu buluşma, geleceğin çatışmalarla değil; ortak akıl ve iş birliğiyle şekilleneceğine dair güçlü bir mesaj taşımaktadır.

Özellikle Gazze’de yaşanan insani trajedinin ardından bölgenin içinde bulunduğu hassas durum, ülkeler arası koordinasyonun artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu ortaya koymuştur. Bu noktada Türkiye, savunma sanayii ve teknolojideki ilerlemeleri kadar, dengeli ve kararlı diplomasisiyle de bölgesel ve küresel bir aktör olarak öne çıkmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyoner liderliği, Türkiye’nin yalnızca İslam ve Arap dünyasında değil, Doğu ve Batı nezdinde de saygın ve etkili bir konuma ulaşmasını sağlamıştır. Bu konum, bağımsız duruşu korurken karmaşık uluslararası ilişkileri sağduyu ve sorumluluk bilinciyle yönetebilme yeteneğine dayanmaktadır.

Öte yandan Mısır, Cumhurbaşkanı Sisi’nin liderliğinde bölgesel istikrarın önemli dayanaklarından biri olmayı sürdürmektedir. Kahire yönetimi, zorlu bir dönemde ulusal güvenliği önceleyen; ancak yapıcı ortaklıklara da açık bir yaklaşım sergilemiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Sisi’nin Kahire’deki buluşması açık bir umut mesajı vermektedir: Kopuşlar yerini ortaklığa, gerilimler ise koordinasyona bırakabilir. Bu görüşme, halklar arası dostluk, barış ve istikrar için ortak iradeye dayalı bir liderlik anlayışına güçlü bir davettir.

Sonuç: Bu tarihî buluşma, Türkiye ile Mısır arasında yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de daha dengeli ve adil bir geleceğin kapısını aralayabilecek niteliktedir.


Dr. Mansour Malik - Londra

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.