Arş’ın Gölgesinde Gölgelenecek Yedi Sınıf

Güneşin yere bir mızrak boyu yaklaştığı, insanların dehşetle titrediği, herkesin “nefsî, nefsî” dediği mahşer gününde, Allahû Teâlâ bazı kullarına özel bir ikramda bulunacağını haber vermiştir. Hiçbir gölgenin bulunmadığı o gün, Rahmân’ın Arş’ının gölgesi altında muhafaza edilecek bahtiyar insanlar vardır.

Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“Allahû Teâlâ, hiçbir gölgenin bulunmadığı hesap gününde yedi sınıf insanı Arş’ının gölgesinde gölgelendirecektir.”

Bu büyük müjdeye nâil olan yedi sınıf insan şunlardır:

  1. Gücü ve yetkisi olduğu hâlde halkına zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden âdil devlet başkanı.

“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya vermeyi emreder.” (Nahl - 16/90)

Resûlullah (sav), âdil yöneticinin kıyamet günü Allah’a en yakın kimselerden olacağını haber vermiştir. Çünkü adalet, İslâm’ın temel direklerinden ve ilâhî isimlerden el-Adl’in de yeryüzündeki tecellisidir.

Risale-i Nur’da Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri adaletin bu ulvî hakikatini şöyle ifade eder:

"Adalet-i mahza-i Kur’âniye; bir masumun hayatını ve kanını, hattâ umum beşer için de olsa, heder etmez."

Adalet-i mahza, yani tam bir adalet kâinatın mizanıdır; bir ferdin hakkı, umumun hatırı için feda edilmez. Hadis-i şerifte bahsi geçen âdil idareci bu kurala hakkıyla riayet edendir.

  1. Gençlik çağında nefsinin heves ve arzularına uymayan; hayatını Allah’a kulluk, itaat ve ibadetle geçiren genç.

Gençlik, nefsin en coşkun olduğu çağdır. Böyle bir dönemde Allah’a yönelmek, büyük bir fedakârlık ve ihlâs nişanesidir.

Bir hadis-i şerifte efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

"Allah meleklere karşı ibadet eden genci över ve şöyle der: 'Bakın şu kuluma, nasıl da benim için kendi istek ve arzularını bırakmıştır. "

Hz. Ömer'in " Namaz kılan yaşlıyı severim, ama namaz kılan gence aşığım" sözü meşhurdur.

Risale-i Nur’da gençliğin kıymeti ve hayırlı gencin tanımı şöyle ifade edilir:

"Sizdeki gençlik kat'iyyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûda kalmazsanız, o gençlik zâyi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyâde belâlarve ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslamiye ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak, iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik mânen bâki kalacak ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebep olacak."

"En hayırlı genç odur ki ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır."

  1. Dünya telaşı içinde dahi âhireti unutmayan; kalbi namazla, secdeyle ve mescitlerle irtibatlı olan mü’min.

Mescit, mü’minin ruhunun sığındığı bir eman yurdudur. O yüzden mü’min, bir vakit namazı kılıp mescitten ayrılırken bile kalbi, aklı oradadır, diğer vakti sabırsızlıkla bekler.

Allahû Teâlâ'nın ve her biri ayrı birer sanat eseri olan mevcudatın anlatıldığı ilim meclisleri de mescit mesabesindedir.

  1. Menfaat, çıkar veya dünya bağı olmaksızın; sadece Allah rızası için birbirini sevenler.

Bir hadiste bildirilmiştir ki:

"Allah Azze ve Celle buyurdu ki: Celalim için birbirlerini sevenlere peygamberlerin ve şehitlerin imreneceği nurdan minberler vardır."

Başka bir hadiste ise: "Allah Teâlâ Kıyamet günü şöyle buyurur:

"Benim celâlim için birbirini sevenler nerede? Zâtımın gölgesinden başka hiç bir gölge olmayan günde onları kendi gölgemde gölgeleyeceğim" diye geçer.

  1. Güzellik ve makam sahibi bir kadının haram davetine karşı“Ben Allah’tan korkarım” diyerek nefsine hâkim olan yiğit.

Bu duruş, iffetin, hayânın ve takvanın zirvesidir.

“Kim Rabbinden korkar ve nefsini hevâdan alıkoyarsa, şüphesiz cennet onun varacağı yerdir.”

(Nâziât-79/40-41)

  1. Sadakayı gizlice, gösterişten uzak, yalnızca Allah rızası için veren kimse.

“Sadakaları gizli verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”

(Bakara - 2/271)

Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi; riyadan uzak, hâlis ve makbul bir amelin işaretidir.

  1. Kimsenin görmediği, tenha bir yerde Allah’ı zikredip gözyaşı döken kul.

Bu gözyaşlarının, mahşer günü cehennem ateşini söndüren rahmet damlaları olacağı rivayet edilmiştir.

Bu yedi sınıf insan, aslında her mü’min için bir istikamet pusulasıdır.

Adalet, takva, ihlâs, hayâ, birbirini sadece Allah için sevmek, O'nun emir ve yasakları dairesinde ömür sürmek...

Kim bu hasletleri hayatına geçirirse, kıyametin dehşetinde yalnız kalmaz.

Allahû Teâlâ bizleri, Arş’ın gölgesinde gölgelenecek kullarından eylesin.

Âmin. ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.