Abdulkadir Menek

Abdulkadir Menek

Ramazan ve Bayram

Miladi 2025 ve Hicri 1446 yılının mübarek Ramazan ayını geride bıraktık. Heyecanla başlamıştık, buruk bir şekilde veda ettik.

Heybesini topladı ve yola koyuldu.

Bu heybede bizden yana neler var, bilemiyoruz. Oruçlarımızı tuttuk lâkin ne kadar tuttuk, hakkıyla tuttuk mu, neticede oruç bizi tuttu mu, bilemiyoruz.

Defterimize bunlar elbette eksiksiz olarak yazılmıştır ve Rabbimizin katında malumdur.

Bu yılın oruçlarını bize tutma şerefini bahşeden Rabbimize şükürler olsun.

Bu kadar oruç tutmayan arasında, oruç tutanlar arasında olmak da bizim için büyük bir nimet ve mazhariyettir.

Allah bu sene oruç tutmayanlara da seneye bu nimete mazhar olmayı nasip eylesin.

Bir yıl sonraki Ramazan ayına kimlerin kavuşacağını Allah bilir.

Rabbim cümlemizi sağlık ve afiyet ile nice Ramazanlara kavuştursun.

Her zaman huzur ve barış içinde olmasını temenni ettiğimiz cennet vatanımızda, ağız tadıyla ve manevi haz ile daha nice Ramazanların yaşanması ve bu huzur ve saadetin artarak devam etmesi için hep beraber kesretle dua etmeye devam edelim.

Huzurlu bir barış ortamında oruç tutamayan ne kadar çok İslâm ülkesi var.

Ağız tadıyla bir sahur yapmadan, ailece bir iftar sofrasına oturmadan bu mübarek Ramazan ayını acı ve keder ile geçiren ne kadar çok sayıda Müslüman var.

Evinde, ailesi ile birlikte bir iftar sofrasına oturamamanın acı ve kederini yaşayan milyonlarca Müslümanın dramını unutmamak gerekir.

Bu elim ve dramatik tabloyu görmek için söyle bir başımızı kaldırmamız yeterlidir.

Yanı başımızda iftar ve sahur vakitlerinde bombalı saldırılara uğrayan ve hayatını kaybeden Gazzeli kardeşlerimizi de unutmamak ve dualarımızda mutlaka onlara da yer vermemiz bir kardeşlik vazifemizdir.

Allah'a şükürler olsun, Türkiye'deki yardım kuruluşları bu sene de onlarca ülkeye ve milyonlarca Müslümana yardım elini uzattı.

Binlerce kilometre uzaklara gidip mazlum ve mağdur kardeşlerimiz ile ekmeğini paylaşan binlerce kardeşimiz, bütün bir millet ve devlet adına çok büyük bir vazife ifa ettiler.

Bizlere böyle bir gayret ve şuur bahşeden Rabbimize millet olarak hep beraber şükür etmeliyiz.

Allah'ın bize verdiği bunca nimetlere hamdimizi ihmal etmemeliyiz ki, bunlar devam etsin.

Unutmamalıyız ki, İslâm âlemini perişan ve acınacak bir duruma getiren bilumum Avrupa zalimlerinin ve Asya münafıklarının nihai hedefinde güzel ülkemiz var.

Yıllardır, bütün mazlum ve mağdur Müslümanlara yardım elini uzatan ve umut kapısı olan Türkiye.

Bulacakları ilk fırsatta ülkemizi de kan ve gözyaşı içinde boğmaya çalışacaklarından asla şüphemiz olmamalıdır.

Allah’a şükürler olsun ki, ülkemiz de savunma sanayi ve potansiyeli bakımından, eskisi ile kıyaslamayacak kadar çok büyük ilerlemeler kaydetti.

Zaman zaman ülkemiz sathında bu çirkin ve alçak niyetlerin tezahürü olan bazı provokatif eylemlere hep beraber, hatta sık denecek bir şekilde şahit oluyoruz.

Bu mübarek Ramazan ayının bize bir kez daha gösterdiği kardeşlik tablosunu asla unutmamamız ve kıymetini bilmemiz gerekir.

Bilinmelidir ki, bu hizmetleri ve yardımları küçümseyenler, bilerek veya bilmeyerek İslam düşmanlarının avukatlığını yapmaktadırlar.

Ramazan'ın manevi ikliminde, bütün ülke sathı ile birlikte, mağdur ve mazlum coğrafyalarda kurulan ve her gün milyonlarca kardeşimizin oturduğu kardeşlik ve iftar sofraları, bu vatanın birlik ve beraberliğinin en önemli tapu senetlerinden birisi olmakla birlikte, ruhuna hükmeden kardeşlik, merhamet, şefkat ve yardım duygularının da bir tezahürüdür.

Bazılarının her vesile ile hücum ettiği Sivil Toplum Kuruluşlarımız başta olmak üzere bu çalışmalarda emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Osmanlı'dan beri devam ederek günümüze kadar ulaşan ve son yıllarda bütün ülke sathında ve gönül coğrafyamızda Ramazan'a ayrı bir mana ve canlılık katan bu güzel manzaralar, paylaşma kültürümüzün ve kardeşlik duygularımızın çok güzel bir göstergesidir.

Ramazan'ın manevi havasını zedeleyen ve bu güzel iklime yakışmayan bazı etkinliklerin de bu sene epey azaldığını memnuniyetle müşahede ettik.

İnşaallah önümüzdeki yıllarda, manevi iklime hizmet edecek ve güzel duyguları pekiştirip takviye edecek faaliyetlerin artarak devam etmesini temenni ediyoruz.

Maddi ve manevi güzelliği ile geride bıraktığımız bu Mübarek Ramazan ayı, inşaallah hakkımızda bin aydan daha hayırlı manalara mazhar olmuştur.

Burada dikkat etmemiz gereken en önemli husus, Ramazan ayında yaşamaya başladığımız güzel duygu, manevi incelik ve hazzın, diğer bütün günlerde de yaşanmaya devam edilmesidir.

Biz bütün ayları Ramazan ayında hissettiğimiz duygular ile yaşamaya çalışırsak, sosyal problemlerin önemli bir kısmını kolaylıkla hal etmiş olacağız.

Bu güzel ve manevi duyguları her zaman canlı tutmaya çalışmamız gerekir.

Bir yıl sonraki Ramazan ayına kimlerin kavuşacağını elbette Rabbimiz bilir. Bizler her günümüzü son günümüz gibi yaşar, her namazımızı da son namazımız gibi kılarsak Rabbimizin kerem ve affını liyakat kazanabiliriz.

Bu mübarek Ramazan ayının ardından idrak etmeye başladığımız Ramazan Bayram'ını da bayram gibi yaşamayı Rabbimiz nasip eylesin.

İnşaallah bütün Müslümanlar olarak, kan ve gözyaşının olmadığı bayramlara hep beraber liyakat kazanır ve kavuşuruz.

Bu vesile ile bütün kardeşlerimizin ve İslâm âleminin mübarek bayramını tebrik ediyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.