Maruf Özülkü

Maruf Özülkü

Demir'den sağlam bir irade ve bereketli bir ömür

Hacı Mirza Demir Ağabey yüz bir yıllık bereketli ömrünün ardından Dar-ı Beka'ya irtihal etti.

Kur’an’a hizmetle taçlandırdığı kıymetli ömründe dokunmadığı insan yok gibidir. Herkese hayatın manasını ve hakiki maksadını anlattı. Her ortamda bunu anlattı.

Allah ona bir özgüven, bir medeni cesaret, bir engin dirayet ve bir yüksek gayret vermişti.

Özelliği, adanmışlığıydı, davasıyla bütünleşmiş karakteriydi.

Yani sadakat ve ihlasıydı.

Bu yüzden olsa gerek nerede konuşursa konuşsun, kiminle konuşuyor olursa olsun müessir oluyordu.

Yürekler akıllar mest olup dinliyordu onu.

Hacı Mirza Abi'yi hep bu manzaralarla hatırladım.

Konuşurken o kadar coşkuluydu o kadar duygu doluydu ki, o kadar kendinden emindi ki, muhataba hayranlıkla anlamaktan başka yol bırakmıyordu.

Beden dilini çok kullanırdı. Konuşurken muhatabının gözünün içine bakar tebessüm ve heybetin iç içe olduğu bir karışımla düşüncelerini aktarırdı.

Dik durur, asaletini hissettirir ve kelimeleri hazmetmeye çalışarak telaffuz ederdi. Buna mahalli şivesi de ayrı bir halavet katardı.

Özellikle ellerini çok kullanırdı konuşurken, manayı adeta tasavvur ettirirdi zihinlere.

Hep pozitifti. Hep ümit verirdi. Olumsuz şeylerden çok az bahsederdi. Faaliyetleri şevkle anlatırdı.

Bu kadar fırtına ve ayrılıklar yaşandı ama Hacı Mirza Abi hep, herkesin Abisi olmaya devam etti. Her nur medresesine gitti, muhabbetini, alakasını gösterdi. Ve her gittiği yerde hürmet gördü.

Muhabbet ve uhuvvete çok tahşidat yapıyordu.

Hacı Abiyi tanımayanlar, onun kendisini methettiğini ya da öne çıkarmak istediğini sanabilirdi. Oysa o hep kardeşlerinin ders yapmasını isterdi. Kardeşlerin faaliyetlerini hep kendisi yapmışçasına takdir ederdi.

Kendisinin okumayı askerlikte öğrendiğini, Risale-i Nur olmazsa hiç olduğunu, defalarca anlatırdı. Her cümlesinde acziyetini, muhtaçlığını ifade ederdi.

Ve dünyalık şeylere tenezzül etmedi. İsteseydi bu muhabbet ve alaka ile çok şey elde edebilirdi. O medresedeki lezzet ile kardeşler arasındaki muhabbetin incizabıyla iktifa etti hep.

Nurları tanıma hikayesini defalarca anlatmıştır. Diyarbakır'da Mehmet Kayalar abiyi tanıyarak başlamıştır.

Hacı Abi'deki bu asil, tavizsiz ve kendinden emin karakteri, bu insibağın bu ilk görüşmelerden kaynaklı olduğu da düşünülebilir belki de.

Sonra...

Merhum Ali Uçar abi ile tanışmaları, onun kazanmasına vesile olması hikayesi de var.

Bu hatıralar ve buna benzer hatıralar o kadar çok ki...

Bereketli dolu dolu ve hayırla imanla ve sadakatle geçen bir asrı geçen bir ömür.

Kaç kişiye nasip olabilir.

Oğulları da ailesi de babalarının yolunda hayat sürdürüyorlar.

Ailesine ve tüm kardeşlere, hüsn-ü şehadet içre taziyelerimizi arz ederiz.

Allah rahmet eylesin. Geride kalanlara sabır ve ona çok benzemekler nasip etsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.