Hülya Yakut Üstündağ

Hülya Yakut Üstündağ

Anılar ve Ramazan

"Kızııımm, hadi fırına. Bak sonra pide kuyruğunun sonuna kalırsın" diyen annemin sesi çınlıyor kulaklarımda.

"Hanım buz kalıbını sürahiye koy artık, su anca soğur" diye seslenen babamın hayali gözlerimde.

"Oğul bu gün başım ağrıdı, belim tutuldu, ellerim titredi" diyerek küçük oğluna nazlanan tonton babaannemin hasreti yüreğimde.

"Anne bizi de sahura kaldır n’olur n’olur" diye yalvaran kardeşlerimin masumiyeti anılarımda.

"Komşu huuu!, mantı açmıştım kokusu gelmiştir, bir tabak da size getirdim" diyen Hatice teyzenin samimiyeti burnumun sızısında,

"Minarenin ışıkları yandı, top da şimdi patlar" diye çığlık çığlığa bağrışan mahallenin çocuklarının neşesi yüreğimde.

İftar saatine beş kalanın telaşı, ezan-ı Muhammediyi okuyan hocanın yanıklığı, bahçeli evlerden yayılan kokuların tadı, bu filanın zekatı, bu da falana verilecek fitrelerin alın teri gibiyim bu günlerde.

Hoş ama hüzünlü.

Özlemiş ve de umutlu.

Yılları hızla deviren, o hıza inat yavaş mı yavaşlayan.

Toplu aile sofralarını özlüyorum. Muhabbetin tavan yaptığı, duaların edildiği, teravihlerin beraberce kılındığı ramazanların tadı damağımda, dua ediyorum gurbet illerde, orucun hakkını eda etmeye çalışan evlatlarıma.

Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluştur.”

Müjdesi ile mest olmuş her müslüman gibiyim bu günlerde.

İftarda ayrı, sahurda ayrı, Kur'an okurken, namaz kılarken ayrı duygularla hemhâlim.

Rahmet diliyorum Rabbimden.

Mağfiret umarak istiyorum Mevlâmdan.

Narında yakma, azabınla bakma diye yalvarıyorum Allah'ıma.

Bana ve aileme. Allah yolunun yolcularına. İstikamet üzre olanlara.

Gaflette olanlara uyanış, isyanda olanlara diriliş, ihmalkârlara yenilenmek duası ede ede, rıza kapısında acizane, melülane bekliyorum.

Ya şehr-i ramazan!

Uyandır bizi. Akla, pakla, kucakla.

Özlediğimiz ne varsa kavuşturmaya, saflarımızı sıklaştırmaya, muhabbetimizi artırmaya, tahkiki imanı yaşamaya vesile ol.

Bu günler hatıralara dönüştüğünde, utancımız değil, şerefimiz ol.

Tutunduk sana, tutmak için.

Dokunduk sana, hissetmek için.

Kapıldık sana, arınmak için.

Niyetimiz ol, tüm aza ve hasselerimize oruç tutturmak için.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.