Atilla Yargıcı

Atilla Yargıcı

Sahte doçent, sahte doktor, sahte dişçi, ama niçin?

Her gün yeni bir sahte meslek sahibiyle tanışıyoruz. Daha tespit edilemeyen niceleri vardır. Bir insan niçin sahtekarlık yapar? Niçin başkalarını kandırır? Niçin kendi emeğiyle elde etmediği bir mesleği sahtekarlıkla elde eder?

Sahte öğretmen, sahte doktor derken, sahte dişçi sahte doçent de ortaya çıkmaya başladı. Ben biraz da benim mesleğimi ilgilendirdiği için sahte doçentlikten bahsetmek istiyorum.

İnternette yüksek lisans, doktora, doçentlik kriterlerine uygun tez, makale yazımı yapan, sözde danışmanlık sitelerinin olduğu ortaya çıktı. Doçent olmak sözlü sınav varken daha zordu. Ben de doçent olmak için iki defa beş profesörün önünde sözlü sınav olanlardanım. Ama artık kalktı. Bu yüzden bir doçent adayının gerçekten doçentlik kriterlerine uygun olup olmadığını tespit etmek zor.

Çünkü yapılan çalışmalar başkalarına parayla yaptırılan çalışmalar olabilir. Yüksek lisans ve doktoranın da başkalarına yaptırılması mümkün. Ama orada danışman hocayla birebir çalışıldığı için öğrencinin böyle bir şey yapması daha zor. Hoca dikkatli olursa öğrencinin başkasına yazdırması imkansız. Bu fark edilir.

Ama doçentlikte makale yazdırıyor, kitap yazdırıyor vs. bunu o kişinin bizzat yapıp yapmadığını tespit etmek gerçekten zor. Sözlü sınav varken bu nisbeten tesbit edilebilirdi. 7-8 sene önce doçent olmak için gerekli dil seviyesi 65’ti. Şimdi 55. O zaman bu puanı almak zor olduğundan bir sahtekarlık dönmüştü. FETÖ’cüler devleti dolandırmışlar, sınavdan 80 -90 alacak bir sahtekarlık yapmışlardı. Bunların bir kısmı tespit edildi daha sonra.

Şimdi şunu iyi bilmek gerekir: Bir kişinin sahte doktor, sahte dişçi, sahte öğretmen, sahte doçent olup da devletten maaş alması, ya da özel iş yapıp para kazanması haramdır. Kazandığı ve yediği her lokmanın hesabını verecektir bu kişi. Artık haram helal ayrımı kalmamış bazı insanlarda.

Bir insan niçin bu sahtekarlıklara girişir? Allah’tan korkmadığı için. Ahiret inancı ya çok zayıf olduğu, ya da hiç olmadığı için. Kul hakkının ne kadar önemli olduğunu, Allah tarafından bile affedilmediğini bilmediği için.

Çalışmak, emek sarf etmek kolay değil tabii. Bir kişi doktor olmak için sınavı yüksek puanla kazanacak ve beş sene okuyacak en az. Doçent olmak için doktoradan sonra 4-5 sene ciddi çalışacak. Makaleler, kitaplar yazacak, sempozyumlara bildiri hazırlayacak vs. hakkıyla yapıldığı zaman bu işler kolay işler değil. Ama bastır parayı yazdır kitabı, makaleyi olduğu zaman iş kolaylaşıyor gözüküyor. Ama ahirette ki hesabı düşünen yok. Orada işlerin, Allah’ın huzurunda hesap verme işlerinin en zor iş olduğunu hatıra getiren yok.

Kim ne derse desin bu sahtekarlıkları gerçek bir mümin yapmaz. Allah’a ve ahiret gününe sağlam bir şekilde inanan, hesap vereceğini düşünen bir insan kazancına haram karıştırmaz asla. Yolda-belde binlerce dolar bulup sahibine teslim edenler genellikle “Allah’tan korkarım. Helal parama haram karıştırmam” diyorlar.

Yani bir insanın iyi bir Müslüman olması, iyi bir vatandaş olması demektir. Bu yüzden çocuklarımıza imandan sonra helalı haramı da öğretmemiz gerekir. Hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, kumar gibi şeylerle elde edilen her ne olursa olsun bunun haram olduğunu kalp ve zihinlerine iyice yerleştirmek lazım.

Peygamberimizin şu hadisini çocuklarımıza öğretmeliyiz:

«Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir. Allah’ın nebisi Dâvûd -aleyhisselam- da kendi elinin emeğini yerdi.»

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.