Atilla Yargıcı

Atilla Yargıcı

Milli Eğitime bağlı bazı okullardaki rezaletlerin önü alınmalı

Hababam sınıfı mantığı…

Şu habere bir bakın:

Tokat'ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda ilkokulda düzenlenen programda bir filmdeki sahneyi canlandırmak için 4 erkek öğrencinin etek giyip peçe takarak oynamasıyla ilgili, okul yönetimi ve programı düzenleyen öğretmenler hakkında İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından idari soruşturma başlatıldı.

Reşadiye ilçesi Bereketli beldesindeki Bereketli İlkokulu'nda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda düzenlenen kutlama programında, ‘Hababam Sınıfı Sınıfta kaldı' filmindeki sahneyi canlandırmak için 4 erkek öğrenci etek giyip, peçe takarak oynadı. Program sonrası görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okul idaresi ve programı düzenleyen öğretmenler hakkında idari soruşturma başlatıldı.”

Milli Eğitim Müdürünün, okul müdürünün, öğretmenin görevi öğrencileri hababam sınıfı mantığıyla mı yetiştirmektir?

Erek öğrenciye etek giydirip peçe taktırmak ne demek? Öğretmen öğretmenliğinden, müdür müdürlüğünden, ikisi ide insanlığından utanmamışlar mı?

Tam da erkeklerin kadınlaştırılmaya, kadınların erkekleştirilmeye çalışıldığı, eşcinselliğin normalleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde eğitim camiasının bazı görevlileri nasıl bir aymazlığa giriştiler?

Bu idareci ve öğretmenler kendi erkek çocukları olsa böyle yaparlar mı? Buna müsaade ederler mi?

Eğlenmek de bir ihtiyaçtır. Ama çocuklara meşru eğlence yolları gösterilmeli. Öğrencilerin şahsiyetlerini zedeleyici eğlenceler öğrencileri kişiliksizleştirir, kimliksizleştirir.

Kimi okullarda da kız öğrencilere önce çarşaf giydirilip sonra açılmaları sağlanarak kız çocukları tesettürsüzlüğe, açık saçıklığa teşvik edilmektedir.

Bunları organize edenler öğretmen değil, ideolojik saplantı içinde olan izimlerin kölesi olmuş kişilerdir. Bunlar öğretmen olamaz. Öğretmen öğrencisine bilgi öğretir, ışık olur. Onlara ahlakıyla, doğru ve dürüstlüğüyle, eğitimciliğiyle örnek olur. Her okulda tesettürü benimseyen de olur, benimsemeyen de olur. Burası özgür bir ülkedir. Bırakın da nasıl giyineceklerine onlar karar versin.

Çıplaklığın yaygınlaştırıldığı, artık ölçü tanımaz olduğu, cinsiyetsizliğin ön plana çıkarılmaya çalışıldığı bir dönemde çocuklarımızı cinsiyetsizleştirmeye çalışmak, ya da tesettürü kötüleyerek tesettürsüzlüğe teşvik etmek eğitimcinin ne işidir, ne görevidir.

Milli Eğitim Bakanlığının bu tür çarpık eğlencelere fırsat vermemesi için ne gerekiyorsa yapması şart. Gerekirse bayramlarda kutlamaların çerçevesini belirleyen genelgeler göndermeli, bu laçkalığın bir an önce önüne geçmelidir.

Milli ve manevi değerlerimize aykırı gösterilerin ve eğlencelerin yasaklanması bu kadar zor mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.