Atilla Yargıcı
Ahlaklı Olmak İçin Dine İnanmak Şart mı?
Güzel ahlak sahibi olmak, insanın kendisine, aile ve toplumuna olumlu katkılar sunar. Güzel dinimizin inanç esasları özellikle de, Tek Allah inancı ve ahiret inancı ile güzel ahlaklı olmak arasında bir ilişki vardır.
İnsanı yoktan var eden Allah, insanı kendisine kulluk yapsın diye yaratmıştır. Kulluk da Allah’ın emirlerini yapması, kendisine ve başkalarına şefkat göstermesiyle gerçekleşir. Şefkatli davranışın özünde güzel ahlak var. İnsanın amacı kulluk yapmaktır, bunun da özünde Allah rızası vardır. Allah güzel ahlak sahibi insanları sever ve onlardan razı olur. Allah’ın rıza ve sevgisini kazanmak her müminin istediği bir şeydir.
İkinci husus insanın ahirette güzel ahlakın mükafatını alacak olmasıdır. Bütün peygamber ibadet ve güzel ahlakta örnek olmak için gönderilmişlerdir. Kur’an’ın gösterdiği, Peygamberimizin uyguladığı güzel ahlaka uymak mümini cennete götürür. Allah sevgisini ve rızasını kazanma amacı olmayan ve ahirette alacağı karşılığa inanmayan bir kimse niçin güzel ahlak sahibi olsun?
Kötü ahlak sahiplerini Allah sevmez, Allah onlardan razı olmaz. Kötü ahlak sahibi kimse de bunun cezasını görecektir. Bu durumda inançsız bir insanı güzel ahlak sahibi olmaya ve kötü ahlaktan uzaklaştırmaya sebep olacak hiçbir etken yok.
Örneğin muhtaç olan bir insana maddi olarak yardım etmek güzel ahlaktır. Mümin bunu zekat ve sadaka vererek yapar. Allah’ın iyilik yapma emrini yerine getirirken yardım ettiği kişiyi minnet altında bırakmaz. İnançsız bir insan yardım ederse, kendi adına yapacağından bu yardımı kişiyi minnet altında bırakmak için yapabilir. Ya da o kişiyi kullanamayacaksa ona yardım etmez. Din insanının içindeki şefkat ve merhamet ahlakının olgunlaşmasına, yeşermesine ve meyve vermesine sebep olur.
Bu yardım maddi değil de manevi bir yardım da olabilir. Kişi hasta olmuştur, başına bir iş gelmiştir veya bir psikolojik olarak başkalarının desteğine ihtiyacı vardır. Ona destek olmak, derdini dinlemek, yol göstermek de bir sadakadır. Bu da toplum halinde yaşamak için yaratılan insanın insanlık görevini yapması demektir. Gerçek insanlığa ancak İslam dini sayesinde ulaşabiliriz.
Dinsiz, inançsız bir insanın muhtaç olanlara iyilik yapmasını sağlayacak hangi husus olabilir?
Güzel ahlakın temelinde doğruluk, kötü ahlakın temelinde yalancılık vardır. Bir Hadis-i şerifte şöyle buyrulur:
“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında "doğru/sıddîk" olarak tescillenir. Yalandan sakının! Çünkü yalan (insanı) kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi devamlı yalan söyler, yalan peşinde koşarsa Allah katında "yalancı/kezzâb" olarak tescillenir.” Müslim, Birr, 105
Allah’a inanan, Hz. Muhammed’e inanan ve tabi olan kimse doğruluktan ayrılmaz, iyilikten yüz çevirmez. Aynı şekilde yalana tevessül etmez, kötülük peşinde koşmaz. O halde din insanı güzel ahlaklı olmaya sevk eder.
Ama kişi Müslüman olduğu halde güzel ahlak sahibi olmazsa, iyilik değil de kötülük peşinde koşarsa o zaman o insan sınavı kaybediyor demektir. Sınav bilincinde olan bir kimse de yanlışı fark eder etmez, o yanlıştan döner, kötülüğü bırakır, iyiliğe yönelir.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.