Abdulkadir Menek

Abdulkadir Menek

Cizre’de ve Cudi Dağında, Hz. Nuh (AS)'ın İzinde (I)

Cudi Dağında yüzyıllar boyunca, Hz. Nuh (AS) Tufanı ve geminin bu mübarek dağda karaya oturması üzerine, bu önemli olayı ve hatırayı canlı tutmak amacıyla ‘’Zêva Cudi’’ adı verilen, çevre il ve ilçelerden binlerce kişinin katıldığı etkinlikler düzenlendi. Hz Nuh’un (AS) gemisi Muharrem ayının 10. Gününde Cudi Dağına oturmasına rağmen, bu etkinlikler genel itibarıyla ve mevsim şartları da göz önüne alınarak Temmuz ayının ilk üç haftasında düzenlenirdi. Bu merasim ve toplantılara katılanlar günlerce Cudi dağında sefine bölgesi ve çevresinde kalır, burada ibadetler ile birlikte dua ve zikir halkaları oluşturur, defler çalınır, geceleri ateşler yakılırdı. Burada kesilen kurbanlar da buralara gelen insanlara dağıtılır ve büyük bir bayram havası ile birlikte dini dayanışma ve duyguların çok yoğun bir şekilde yaşandığı günler geçirilirdi. Bu toplantı ve törenlere çok sayıda yakınımızın gittiğini ve dönüşte çok güzel hatıralarla bu feyizli günleri anlattıklarına hep şahit olmuştuk.

1980’li yıllardan itibaren yaşanan olaylar ve güvenlik kaygıları nedeniyle Cudi Dağı, sefine bölgesinde yaşanan bu güzel ve manevi ağırlığı çok fazla olan günlere ve toplantılara yaklaşık kırk yıl gibi uzunca bir süre ile ara verildi. Son dönemlerde yaşanan huzur ve bölgede yeniden hâkim olmaya başlayan güven ortamı ile birlikte 2021 yılından itibaren Şırnak Valiliğinin organizasyonu ile birlikte ‘’Zêva Cudi’’ günleri tekrar yapılmaya başlandı.

Önceki yıllarda güvenlik endişesinin tam giderilmemesi nedeniyle çok sönük geçen bu toplantı ve festivaller, bu yıl gerçekten çok görkemli ve güzel bir organizasyon ile birlikte yeniden eski ihtişamını aratmayacak bir güzellik ve görüntüye kavuştu. Şırnak Valiliği ile birlikte Şırnak Belediyesinin işbirliği ile gerçekleşen bu yılki güzel organizasyona, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi de çok büyük destek verdi.

Bizler de Gaziantep Cizreliler Derneği Başkanı Nimet Tarandır ve Başkan Yardımcısı Adnan Temizer ile birlikte ve onların daveti ile bu yıl yapılacak etkinliklere katılmak üzere 4 Temmuz sabahı erkenden yola çıktık. Saat 11.00’de etkinliklerin ilk organizasyonu olan ve Cizre’de bulunan Hz. Nuh Peygamber Camii’nde yapılan Mevlid-i Şerif programına iştirak ettik. Tam sebebini bilmemekle birlikte, belki yeterli düzeyde tanıtımı yapılamadığı için Mevlid programına katılım düzeyi, beklentimizin altında gerçekleşti.

Yüzyıllardan beridir Cizre’nin manevi olarak büyük öneme haiz olan ve bir bölümünde Hz. Nuh Peygamberin mezarının bulunduğu bu yapı, ziyaretçilerin her zaman ilgisini çekmeye devam ediyor. Binlerce yıl ötelere kadar uzanan bu değerli külliyenin bir köşesinde Ebul İz El Cezeri’nin, bir başka bölümünde Cizre’nin manevi mimarlarından Seyyid Kadri Haşimi’nin (KS) türbesi bulunuyor. Bilindiği gibi Sibernetik bilimin kurucusu sayılan Ebul İz El Cezeri, yaptığı otomatik bazı cihazların yapım ve işleyişini anlatan ‘’El Hiyel’’ isimli eseri ile dünya bilim tarihinin en önemli bilim adamları arasına girmeyi başarmış büyük bir şahsiyet olarak tanınmaktadır.

**********

Cizre’ye gitmişken Melayê Ciziri olarak çok büyük bir şöhrete kavuşmuş Ahmedê Cıziri’in ilim ve irfan mekânı olan ve aynı zamanda mezarının da bulunduğu Kırmızı Medrese’ye de (Medresa Sor) güzel bir ziyaret gerçekleştirdik. Bu ziyaret esnasında Şırnak Valisi Birol Ekici, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar da aynı mekânda olmalarından dolayı bu ziyareti de beraberce gerçekleştirme imkânını elde ettik. Bilindiği üzere 1567-1640 yılları arasında yaşamış ve yazdığı Kürtçe Divan’ı ile çok büyük ve haklı bir şöhrete ulaşmış olan Melaye Cıziri, İslam tasavvuf Edebiyatının önde gelen şahsiyetlerinden birisi olarak biliniyor. Bediüzzaman Hazretleri de birçok yazı ve sohbetinde bu büyük tasavvuf şairinden takdirle bahsetmiş ve aynı zamanda Cizre’ye geldiği zaman da bir süre Kırmızı Medrese’de kalmıştır. Bir müddettir Kırmızı Medrese’nin yönetim ve tanıtımı, Hayrat Vakfı tarafından üstlenmiştir.

**********

Cizre’de gezilecek ve görülecek çok önemli bir başka mekân da Abdaliye Medresesi ve burada bulunan Mem-u Zin Türbesidir. Bu konu üzerinde de ayrıca ve uzun bir şekilde durmak gerekir. 1451-1452 yıllarında Cizre’de yaşanan bu hazin ve samimi aşk hikâyesi, netice itibarıyla manevi ve İlahi bir aşka dönmüş ve çok büyük bir mazhariyet kazanmıştır. Bunun içindir ki Ahmedê Xani (1651-1707), Doğubayezıd’tan gelerek uzun bir müddet Cizre’de kalmış ve yazdığı manzum Mem-u Zin adlı eseriyle bu büyük aşkı ölümsüzleştirmiştir. Mem-u Zin bir aşk hikâyesi olmakla birlikte dini, ahlaki, edebi ve sosyal yönü çok büyük olan şaheser bir destandır. O zamanın olayları, yaşantıları, sosyal ve siyasi çalkantıları bu eserde çok ustaca işlenmiş ve gelecek nesillere büyük bir ibret dersi olarak emanet edilmiştir.

Bilindiği üzere Bediüzzaman Hazretleri Doğubayezıd’ta Şeyh Muhammed Celali Hazretlerinin Medresesinde icazet alacağı üç aylık düzenli eğitim dönemi boyunca, bu medreseye çok yakın olan Ahmedê Xani Hazretlerinin mezarına kapanır ve bazen günlerce buradan çıkmazdı. Bunun için yaşanan tartışmalar ile Muhammed Celali Hazretlerinin hoşgörü ve muhabbeti birçok kişinin malumudur.

**********

Cizre’de davet üzerine ‘’Dengbêjler Evine’’ de bir ziyarette bulunduk. Dağkapı Mahallesi, Bayır Ağa Sokağında bulunan tarihi Mehmet Ağa Kasrı’nda hizmet veren Dengbej evinin dört bir tarafının çok sayıda ziyaretçi tarafında adeta doldurulduğuna şahitlik ettik. Dengbêjlik kültürü bütün bölgede, Kürtçe’nın en önemli ifade alanlarından birisi olarak kabul edilmektedir. Kürtçe kültürünün, tarihinin, coğrafyasının, edebiyatının en önemli olay, destan, hikâye ve dramaları, şairler ve edebiyatçılar tarafından eserlere ve şiirlere aktarılmış ve dengbêj denilen bazı sanatçılar tarafından bestelenerek veya söylenerek topluma mal edilmiştir. Yüzyıllar boyunca toplantılarda, divanlarda, düğünlerde ve bilumum etkinliklerde bunlar büyük bir aşk ve heyecanla dile getirilmiş, kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar ulaşarak insanların dilinde yaşama başarısını göstermiştir.

Şırnak Valisi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cizre Kaymakamı ile birlikte ve çok sayıda davetlinin katıldığı bu Dengbêjler Evi ziyareti, gerçekten çok güzel paylaşım ve anılara vesile oldu. Mesut Cıziri’nin öncülüğünde bir grup dengbêj tarafından Cizre’nin ve bütün bölgenin kültür ve folklorunu yansıtan çok güzel bazı stran ve türküleri beraberce dinleme imkânını elde ettik. Duvarlarında son iki yüzyılda Cizre bölgesinde bu geleneğin ve sanatın devamı için büyük çalışmalar yapan ve bedeller ödeyen bazı usta dengbejlerin portrelerini görmek de ortama güzel bir hava katmış. Ayrıca bu güzel ve tarihi mekânda coğrafi işaret almış Cizre’nin meşhur limonatasını da yudumlama imkânını bulduk. (Devam edecek)

**********

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum