'Allah ile Konuşmak İstiyorum' diyenler, Allah bizimle nasıl konuşur?

'Allah ile Konuşmak İstiyorum' diyenler, Allah bizimle nasıl konuşur?

İnsan fıtratı itibariyle ihtiyaç duyduğu yaratıcısıyla konuşmak arzusu taşıyor. İsteklerini, arzularını, dileklerini iletebileceği en yüksek merci olarak Allah ile konuşmanın da elbette bir yolu ve adabı var. Bu hadiste de konuya dair bir işaret var...

Said Ali Ümit - Muhabbet Medya

“Biriniz Rabbiyle konuşmak istiyorsa, Kur’an okusun.”
(Camiüssağir,I,s.127)

Kur’an insanlara bir hidayet rehberi olarak gönderilmiştir. İnsan Kur’an’ın bu ışığından nasıl istifade edebilir? Elbette onu okuyarak. “Allah bana ne emrediyor?” sorusunu soran bir kimse bunu cevabını direkt olarak Kur’an okurken bulabilir. Ama bu okuma bizim ülkemizde gelenek haline geldiği gibi sadece Kur’an harflerini okumak değildir. Kur’an okumak, Kur’an’a muhatap olduğumuzun farkına varmaktır. Kur’an okumak, genişletilmiş meallerden ve tefsirlerden Allah’ın bize neyi emrettiğini, neyi yasakladığını öğrenmektir.

“Allah’ım sen bana neyi emrediyorsun, neyi yasaklıyorsun?” sorusunu sorduğumuzda ve Kur’an’ı manasını esas alarak okumaya başladığımızda Allah bizimle konuşacaktır. Kur’an’ı bu gözle, bu anlayışla “okumaya” başladığımızda Cenab-ı Hakkın önce bize “Ey kulum! Bana iman et. Bana hiçbir şeyi ortak koşma” dediğini duyacaktır. Ve bunu bir defa değil, önemine binaen yüzlerce defa Cenab-ı Haktan duyma şansını elde edecektir. Allah’tan bu emri bizzat duyan bir insanın titrememesi ve ona imanını kuvvetli hale getirmemesi mümkün değildir.

Kur’anı bu anlayışla okuyup Allah’a konuşmasına devam eden bir kimse bir müddet sonra, diğer iman esaslarına imanla ilgili Allah’ın kelamına muhatap olacaktır. Kul, sohbeti esnasında “imandan sonra ne yapmalıyım, Ya Rabbi” diye sorduğunda, Allah ona, “Namaz kıl ey kulum” diye karşılık verecektir. İnsan bu söz karşısında namaz kılmaya başlayacaktır. İlerleyen okumalarda namaz emrinin tam yetmiş defa Allah tarafından kendisine emredildiğini gördüğünde, “Demek ki namaza çok önem vermeliyim. Çünkü Rabbim benim namaz kılmam için 70 yerde emir veriyor” diye düşünecektir.

Kur’an’ın bir taraftan Arapçasını okurken, bir taraftan da mânâsını okumaya çalışan ve Allah ile sohbet eden bir kimse tefekkür emrine bîgane kalamayarak, kendisi ve diğer varlıklar üzerinde tefekkürünü yoğunlaştıracaktır. Daha sonra Allah’ın kendi isimlerini zikrederek, kendi ahlakıyla kullarını ahlaklandırmak istediğini fark edecek, onun ahlakıyla ahlaklanmak için içinde bir şevk, bir arzu, bir istek, bir heyecan duyacaktır.

Kur’an’ın manasını okumak, düşünmek, doğrudan o emirleri ve yasakları Allah’tan almak, ona doğrudan muhatap olmak demektir. Bu sözün nefislerimiz üzerindeki etkisi elbette büyük olacaktır. Biz böyle bir Kur’an okuması sayesinde Allah’a iyi bir kul olma yönünde çaba göstereceğiz. Bu da bizi dünya ve ahiret mutluluğuna eriştirecektir.

www.muhabbetmedya.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum