Said Yargıcı
Allah’ın Evliyasının Özellikleri
İyi bilin ki Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de… Onlar iman edip takvaya ermiş olanlardır. Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. İşte bu büyük kurtuluşun kendisidir.
(Yunus, 10/62-64)
Evliya, veli kelimesinin çoğuludur. Evliyaullah’ın anlamı, Allah’a dost olanlar, Allah için dost olanlar, Allah için birbirlerini sevenler, Allah için birbirlerine destek olanlar demektir. Velayet, sevgi, dostluk, yardım ve vekaleten bir kimsenin işine bakmak gibi anlamlara gelir. Bu ünvana kimlerin layık oldukları hakkında çeşitli rivayetler vardır. Said b. Cübeyr’den rivayet edilmiştir ki, Resulullah’a evliyaullah’ın kimler olduğu sorulmuş, o da şöyle buyurmuştur: “Humullezine ize ruu zükirallah (onlar öyle kimselerdir ki görüldükleri zaman Allah hatırlanılır.)” (İbn-i Mace, Zühd, 4) yakınlarında bulunmak, halleri, duruş ve davranışları derhal Allah’ı hatırlatır. Bunların dünya malına, kazançlarına düşkünlükleri, hırsları yoktur. Allah için birbirlerine sevgi gösterirler. Bunlar “el mütehabbüne fillahi” olduğu rivayet olunmuştur.
Ömer b. Hattabtan şöyle rivayet edilmektedir: Resulullah şöyle buyurmuştur: “Allah’ın kullarından bir kısım insanlar vardır ki, enbiya değiller, şehid de değillerdir, ama kıyamet gününde Allah katındaki makamlarından dolayı onlara nebiler ve şehidler imrenerek bakacaklardır” Bunun üzerine, “Bunlar kimler? Ve ne gibi hayırlı ameller yapmışlardır? Bize bildir de biz de onlara sevgi yakınlık gösterelim, Ya Resulallah?” dediler. Resulullah: “Bunlar bir topluluktur ki, aralarında ne akrabalık, ne de ticaret ve iş ilişkisi olmaksızın, Allah için birbirlerine severler. Vallahi yüzleri bir nur, kendileri de nurdan minberler üzerindedirler. İnsanlar korktukları zaman bunlar korkmazlar, insanlar mahzun oldukları zaman bunlar hüzünlenmezler.” buyurdu ve hemen, “ele inne evliyaallahi la havfun aleyhim ve lahüm yahzenun” ayetini okudu.
Ayetin kendisine de baktığımızda Allah’ın sevdiği kul olan, dostu olmak, velisi olmak için gerekli olan birinci şey, imandır. İman esaslarına kuvvetli bir iman, Allah’ın dostu olmanın birinci şartıdır. İkinci olarak da takva gelmektedir. Yani Allah’ın yasakladığı şeyleri yapmaktan, emirlere karşı gelmekten ve Allah’ın azabından sakınmak..
Ayet dünya da ahirette de onlar için müjdeler olduğunu beyan ediyor. Onlar için dünyada da ahirette de müjde vardır. Dünyada sadık rüyalar görmesi ona verilen güzel nimetlerdendir. Allah dostu insanlar hiç kimseye kötülük yapmayı düşünmezler, iyilik düşünürler ve yaparlar. Bu yüzden de herkes tarafından sevilirler. Bu da onlar için büyük bir mutluluktur. Ahirette ise cennet onları beklemektedir. Allah rızası için hareket ettiklerinden Allah fazlı ve Rahmeti ile onları ebedî cennetlerinde ebedî bir şekilde misafir eder. Diğer taraftan onlar sahip oldukları dünya malını kaybetmekten, onu öldükten sonra geride bırakacak olmaktan da hüzünlenmezler. Malın da, mülkün de fani olduğunu iyi idrak ederler. Ölümden ve Kabirden de korkmazlar. Allah rızası için yaşarlar ve Allah’ın rahmetinden de hep ümit ederler.
Kur’an-ı Kerim’de zikredilen evliya bahsettiğimiz bu özellikleri taşıyan herkes için kullanılabilir. Bazı tasavvuf ehli bu Kur’an kavramının anlam alanını daraltmış, yalnızca keramet gösteren kişilere mahsus kılmıştır. Diğer bir ifadeyle “kerameti olmayan kişiye evliya denmez” gibi bir anlayış yerleşmiş. Oysa Allah’ın bu müjdelerine nail olmak için evliyanın keramet göstermesine gerek yok.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.