Hz. Ebu Bekir (r.a) Diyor ki…

Peygamberler müstesna, insanların en faziletlisi Ebu Bekir’dir.”

(Hadis)

Sıddık-ı ekber; sıdk u sadakatin zirve ismi. Peygamber lisanıyla böyle bir övgüye mazhar olan Hz. Ebubekir (r.a) doğruluk, sadakat, fedakârlık, ahlâk ve fazilet timsali; bizim inanç dünyamızın yerdeki beşerî kutup yıldızıdır. Cahiliyenin kirine pasına bulaşmamış, putlara tapmamıştır. Çevresinde sevilen, sayılan ve saygı duyulan yüksek bir şahsiyetti. Hz. Peygamber’in nübüvvetinden evvel de en yakın ve en samimi dostuydu. Bir manada reis-i cumhurluk olan halifelik döneminde devlet hizmetine ehliyetli, liyakatli ve kabiliyetli olanları tayin ederdi.

Mesela, maliye işlerine Hz. Peygamberin (as) “Ümmetimin Emini” dediği Ebû Ubeyde bin Cerrah’ı (r.a), hukuk işlerine adalet timsali Hz. Ömer’i (r.a), kayıt ve yazışma işlerine vahiy katiplerinden Zeyd bin Sabit’i (r. a) memur etmiştir. Halkın durumunu yakından öğrenmek maksadıyla geceleri gizlice dolaşırdı. Vali ve ordu komutanlarına yazılı ve sözlü tavsiyelerde bulunurdu. Bir defasında İkrime’ye (r.a) şu ibretlik tavsiyede bulundu:

Yapacağım, dediğin şeyi yap. Söz verince yerine getir. İkaz etmekten korkma. Fakat bunu yaparken neyi söyleyip söylemeyeceğine dikkat et. Suçluya hak ettiği cezadan fazlasını verme. Hak edene de ceza vermeyi geciktirme.”

Evet, sanki günümüzde dillere pelesenk edilen geciken adalet, masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsiliği ve sair evrensel hukuk kurallarını asırlar öncesinden ders veriyor gibi değil mi?

Mekke’de Hz. Peygamber’in (a.s.m) nübüvvet haberi kulaktan kulağa, haneden haneye yayılmaktaydı. Ehl-i kitap ve müşrikler şaşkındı. Zira, peygamberin kendi içlerinden birisine gelmesini ümitle bekliyorlardı. Bu sırada Hz. Ebu Bekir (r.a) ticaret maksadıyla Yemen’de idi. Döndüğünde, “Ümmetin firavunu” Ebu Cehil başta olmak üzere Mekke’nin ileri gelenleri etrafını sarıp ablukaya aldılar.

Hz. Ebu Bekir (r.a), “Hayrola, ben yokken bir şey mi oldu?”

Müşrikler, “Evet, hem de büyük bir şey oldu. Ebu Talib’in yetimi peygamberlik iddiasına kalkıştı.”

Hz. Ebu Bekir, “Bunu bizzat kendisi mi söyledi?” diye sual edince, “Evet, kendisi söylüyor ve putlarımızı kötülüyor” dediler.

Hiç vakit kaybetmeden Hz. Peygamber’in (as) evine gitti, huzur-u Nebevî’ye vardı: “Ey Ebu Kâsım, peygamberlik iddiasında bulunduğun doğru mu?”

“Evet, ey Ebu Bekir! Ben, sana ve bütün insanlara Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. İnsanları bir ve tek olan Allah’a inanmaya putlara tapmaktan vazgeçmeye çağırıyorum.” deyince, Hz. Ebu Bekir (r.a) bir an bile tereddüt etmeden şehadet getirerek ilk Müslüman olma şerefini kazandı.

Hz. Peygamber’in (a.s) vefatından sonra Ashabın ileri gelenleri ittifakla Hz. Ebu Bekir’i (r.a) Resulullah’ın halifesi seçtiler. Minbere çıkarak şu tarihi konuşmayı yaptı:

Ey insanlar! Ben sizin en hayırlınız olmadığım halde size emir oldum. Eğer vazifemi hakkıyla yerine getirirsem bana uyun ve bana yardım edin. Eğer kötülüğe saparsam beni doğru yola getirin. Doğruluk emanettir, yalancılık da hıyanettir. İnşallah içinizde en zayıfınız, kendisinin hakkını alıncaya kadar yanımda en güçlünüz; içinizdeki en güçlünüz de üzerine geçirdiği hak kendisinden alınıncaya kadar benim yanımda en zayıfınız olacaktır. Ben Allah’a ve Resulüne itaat ettikçe siz de bana itaat edin. Allah ve Resulüne isyan ettiğimde bana itaat etmeniz gerekmez. Kendim ve sizin için Allah’tan af ve bağışlanma diliyorum.”

(Şaban Döğen, Ashab-ı Güzin: Peygamber Yıldızları)

Şu kısa ve özlü konuşmadan yönetici ve halk olarak alacağımız dersler vardır. Mesela:

  • Yönetici seçilmek, hayırlı olmak manasında değildir.
  • Vazifenin hakkıyla yerine getirilmesi halinde yöneticiye yardım edilmelidir.
  • Kötü ve fena işler yaptığında yönetici usulünce uyarılmalıdır.
  • Doğruluk, tıpkı vazife gibi emanettir.
  • Yalancılık, emaneti zayi etmektir.
  • Hukuk önünde haklı olanlar güçlü, haksızlar da güçsüzdürler.
  • Yöneticiye; hakka ve hakikate itaat ettiği müddetçe itaat edilmelidir.

Asırlar ötesinden hepimize ders veren bu tarihi kıssadan hissedar olmak temennisiyle…

**

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum