Uçurtmayı Uçurtmayın

Uçurtmayı uçurtmayın diyor bir ses,
Yerlerin ve göklerin sahibi onlarmış gibi.
Hudud bu kadar da aşılmaz ki pes!
Sorar bunun da hesabını mevcudatın sahibi.

Minnacık bedenlerin ellerinde kalan
İncecik bir ip, belli ki sinelerindeki tek heves.
Ama koparmak istiyor onu bir el zalimce,
İstiyor ki umutlarını da gömsünler ve kalsınlar bînefes.
Sonları yaklaştıkça daha bir azgınlaşıyor bunlar fikrimce.

Uçurtmayı uçurtmayın diyor insan bozması bir canavar.
Hayata dair bir emare görmeye tahammülü yok demek ki.
Ama bilmez ki uçurtmaların da bir hafızı var.
İçine düştüğü bataklık girdabından çıkamıyor belli ki.

Masumiyet parıltıları gözlerini oyuyor.
Ahları bir ok gibi saplanıyor o mülevves çehresine.
Farkında değil belki ama gittikçe daha çok korkuyor.
O yüzden ne o sabilere gün yüzü gösteriyor ne de çevresine.

Ey ahmakul humaka'dan tahakküm etmiş ahmak insan!
Ey mezarı müteharrik!
Sanır mısın ki hep böyle devam eder devran?
Elbet seni de yerle yeksan edecek sahibi Kur'an.

Gücün anca bir kelebek ömrüne sahip tıfıllara yetiyor.
Ama âlem seni bildi, bu bizlere yetiyor.
En çok da seni kıskıvrak yakalayacak olan Allah'ın azabı içimize su serpiyor.
"Zalimler için yaşasın cehennem!" nidâsı kulaklarda çınlıyor.
Ve sen ey zulmü arşı inleten lanetlenmiş hayvanat!
Cehennem sizi şevkle bekliyor.

Üzülme ey çocuk!
Bil ki döktüğün her gözyaşı bir uçurtma ipi olur ve ulaşır semanın Rabbine.
Yalnız bırakmaz sizi ve teslim etmez haşereler âlemine.
Sen yeter ki ümitvar ol.
Gözlerinin içindeki tebessümler yıkar onları.
Dimdik duruşun öfkeden kudurtur onları.
İşte o zaman uçurtmanı da uçurursun,
Uçurtmana izin vermeyeni de kaçırtırsın.
Çünkü sen insanlığa örnek Sahabe-i Kiram gibisin.
Göğsündeki sarsılmaz imanla tüm putları devirirsin.
Hz. Ali misali tüm zalimleri kılıçtan geçirirsin.
Yeter ki yeis kaplamasın ruh haneni.

İşte yine bir ses: "Uçurtmayı uçurtmayın!" diyor.
Ağzından ateş, gözlerinden nefret kusuyor.
Avazı çıktığı kadar hücum için bağırıyor.
Ama bilmiyor ki püskürttüğü ateş sadece onu yakıyor.
Zahirde masumlar yanıyor,
Hakikatte zalimler harlanmış çukura yuvarlanıyor.

Müşahede ettikçe o masumların elem içinde ah u fizârlarını,
"Yok mu bir kurtarıcı?" diye avaz avaz bağırmak istiyor bir ses.
İmanına el koymamışsa bir kafes,
Yırtıp atacak üstünden bu isyan libasını.
Çünkü görenin üstünde bir gören var.
Zulmet perdesinin altında yatan bir rahmet var.
Her şeyi bir gaye ve maksat gözeterek Yaratan'ın bir hikmeti var.
Vefat edene şehadet, inkâr edene nedamet var.
Ruhunu teslim edene saadet, bedenleri ruhtan ayırana ebedî eziyet var.
Ya Rab! Sanadır niyazımız...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.