Ali Sarıkaya
Bismillah!
Yazılarımıza bismillah diyerek başlıyoruz.
Alıp verdiğimiz her nefes, her sabah uyanmak, her gün güneşin doğması, her bahar, yaz, güz ve kış… her biri alanında yeni bir “bismillah”tır ve yeni bir başlangıçtır.
Her hayırlı işe başlarken besmele ile başlanır. Besmele ile başlanmayan işin sonunun kesik olduğuna nebevi bir irşat vardır. “Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlanmayan her anlamlı iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur.” (Süyûtî, el-Fethü’l-kebîr, II, 303)
Bismillah her hayrın başıdır. Kulun Rabbi ile bağlantı kurmasıdır. Rabbinin planına dahil olmasıdır. Onun engin rahmet ve merhametine iltica edip sığınmasıdır.
Rahmet kucağı ne kadar büyük bir kucaktır. Akıllısı delisi, inananı inanmayanı, beyazı siyahı, bitkisi, hayvanı ve insanı bağrında saklayıp büyütmektedir. Rahmetin küçük bir cilvesi anne kucağıdır, onun ne kadar sıcak, sarıp sarmalayan bir yer olduğunu küçücük bir çocuk bile bilir. Bir de kendisini “Rahman” ve “Rahim” olarak tanıtan, “Rahmetim, her şeyi kuşatmıştır.” (A’râf sûresi, 156) buyurarak, rahmetinin bütün kainatı kuşattığını bize bildiren, onun rahmet arşına bizi ulaştıracak olan kopmaz ip elbette besmeledir. Rahmetin vesilesidir besmele. “Allah mahlûkatı yarattıktan sonra 'Rahmetim gazabımı geçmiştir' yazdı ki, bu yazı Arş'ın üzerinde, Allah'ın kendi katında bulunmaktadır.” (Buhârî, Bed'u'l-Halk: 1; Müslim, Tevbe: 14-16.)
Kainatta tesadüf yoktur. Her iş ve her oluşum bir plan ve program dahilinde olmaktadır. Allah her şeyi bir plan ve program dahilinde yaratmaktadır. En ince detayına kadar her şey planlanmıştır. Planda boşluk ve aksama asla yoktur.
Bir işe başlarken söylenen bismillah, bu programla bağlantıya geçmenin adıdır. Kendi başına bir iş yapmadığını, kurulu düzen için yapılan umumi programa bağlantı yaptığını, program sahibi ile irtibata geçtiğini açıklamış olmaktır.
Vatandaşlık bağı ile bir devlete bağlanan kişi, her gittiği ülkede o devletin vatandaşı olarak muamele görür. Bağlı bulunduğu devletin gücünü hep arkasında hisseder. O artık bir kişi değildir. Arkasında bir devletin gücü vardır.
Kâinatta her şey bismillah demektedir. Nazik ve nazenin yapraklar, yazın şiddetli sıcağına ve kışın şiddetli soğuğuna karşı ayakta kalabiliyor ise onun bu direnci kâinat sultanı olan Allah’a olan bu irtibatından dolayıdır. Onu, yazın sıcağına, kışın soğuğuna karşı ayakta tutan bu bağlılığıdır. O yaprak kendi adına değil, kâinat sultanı adına hareket etmektedir.
Onun için kendi gücünün çok çok üstünde bir direnç göstermektedir.
Yer altında yürüyen kökler bismillah demektedir. Bu sayede sert toprak ve taşı delip yoluna devam etmektedir. Taşın ve toprağın sahibinin izni olmadan o nazik kökün onları delip geçmesi mümkün değildir. O kök, Allah’ın emri ve izni ile geldiği için taş ve toprak ona yol vermektedir.
Bismillah kulu yaratıcısına bağlayan nurani bir iptir. Bu ipe tutunan insanın işleri elbette güzel olacaktır. Çünkü o ipe tutunmak demek, yaratıcı ile kendisi arasında olan bütün kurallara uymak demektir. Bu da insanı başarıya götürür. Mutluluğa ulaştırır.
Bismillah demek, Allah namına başlamak, Allah namına işlemek, onun izni ve rızası dairesinde hareket etmek demektir. Onun razı olmadığı hiçbir işe girmemektir. Onun razı olmadığı hiçbir şeyi yapmamak demektir.
Bismillah, kulu Allah’a götüren en kestirme yoldur.
Biz de bismillah diyerek başlamak istiyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.