Ahirette pişman olmamak için dünyada…

Ahirette pişman olmamak için dünyada…

Bakara Suresi'nin 167. ayeti ahiretteki pişmanlığın insana bir menfaat sağlamayacağını açıkça ifade etmekte...

Abdullah Hakimoğlu - Muhabbet Medya

“Müşriklere ve fasıklara uyan insanlar, azab gününde uydukları kimselerin kendilerinden uzaklaştıklarını görünce şöyle derler: ‘Ah keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık.’ Böylece Allah onlara işledikleri bütün kötü fiillerini kendilerine hasret, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlardan artık ateşten çıkamazlar.”

(Bakara:2/167)

İnsanların kendi iradelerini kötüye kullanarak yaptıkları kötülüklerden dolayı girdikleri cehennemde kendilerinden başka kimseyi düşünmeleri mümkün değildir. Bu ayet, orada herkesin kendi derdinde olacağını beyan ediyor. Bir kişi kendisi azap çekerken elbette başkasını düşünemez.

Bu yüzden Allah’a şirk koşmada ya da Allah’ın yasaklarını işlemede kendilerine uyulan kişiler, kendilerine tabi olanlardan hızla uzaklaşacaklar. Çünkü orada Allah için olmayan dostluğun, arkadaşlığın hiçbir anlamı ve faydası olmayacaktır. Tam aksine zararı olacaktır. Burada şerde, sapıklıkta, inançsızlıkta dost olanlar, orada birbirlerinin düşmanı olacaklar.

Aynı zamanda orası bir hasret ve pişmanlık yeri. Bu dünyada şirk, küfür ve fısk üzere yaşayanlar, azabı gördükleri anda gerçeği anlayacak. Ama artık çok geçtir. Çünkü hiçbir insan tekrar dünyaya gönderilmeyecektir. İşte o anda şirklerinin, küfürlerinin ve şerlerinin kendilerini sürüklediği azapla karşı karşıya kalanlar, “Hem ya leyteni küntü türaba” diyecekler. Yani keşke toprak olaydık da bu durumu görmeyeydik. Ama toprak olamayacaklar. Kafir kendisinin yok alacağına inanıyor. Ahirete inanmıyor. Aslında Allah’ın böyle düşünen kafirleri yok etmesi mümkün. Ama o cehennemde de olsa onlara beka veriyor. Kafirlere şefkatini bu şekilde gösteriyor. Rahmetini kafirlere, müşriklere de tezahür ettiriyor.

Ya da bunlardan bazıları “Keşke bir kere daha dünyaya dönseydik. O zaman orada kendilerine uyduğumuz kötü insanlara uymaz, iyilere uyardık, iyilikler yapardık. Yanlışlarımızı telafi ederdik” diye içlerinden geçirecekler. Ama bütün bu yalvarışlar nafile. Hiçbir faydası yok. Çünkü ölüm vaki olmuş, hesap görülmüş, herkes gideceği yere gönderilmiş. Orada yapılanların cezasını çekmekten kurtuluş asla yoktur. Oradaki pişmanlığın insana hiçbir faydası olmayacak.

Allah’a ve ahiret gününe, cennete ve cehenneme inanan bir insan Kur’an’ın bu öğüdünden nasibini alır. Böyle bir kişinin bataklığın içinde ise, farkına varmadan nefsine uyarak kötülüklere bulaşmış ise, şu anda oturup başını iki elinin arasına alarak şöyle düşünmesi gerekir: “Ahirette azaba maruz kalacağım zaman duyacağım pişmanlık asla bana fayda vermez. Hiç birimize vermez. O halde ben, bugün yaptığım hatalardan, düştüğüm yanlışlıklardan vazgeçmeliyim. Yol yakın iken dönmeliyim. Zararından neresinden dönülürse kârdır. Allah benin hatalarını affeder de ben de hesabı kolayca veren kullardan olurum.”

Bu tefekkürü her zaman yapmak gerekir. Yoksa insanın yaptığı kötülüklerin menhus lezzetlerine kapılarak boğulması, iki hayatını da mahvetmesi söz konusudur

Allah bizi bu dünyada yaptığı yanlışlıklardan, ölüp de kabre girmeden pişmanlık duyan, ahiretteki pişmanlığın hiçbir kimse faydası olmayacağını bilen insanlardan eylesin. Amin.

www.muhabbetmedya.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.