Hangi Mevsimdeyiz Böyle?

Rûhun diriliş mûsikîsini cân kulağa fısıldayan da ne?
Son nefesini verirken ecel denen ölüm,
Rûha üflenen o bahâr-ı cân da ne?

Bütün solgunlukları seyrederken ömür,
Hâr içinde gül bitirip reng ü rû veren de ne?

Bir katre susamışken lütf u ihsânına,
Katrede ummân olan nûr-u gufrân da ne?

Döşemişken nefis cam pârelerini yolumuza,
Arzdan arşa çekilmiş bu sırât-ı müstakîm de ne?

Mazlumun bir damlası arşı titretirken,
Sabr ile açılan o dergâh-ı Sultân da ne?

Zulmet gecesinde feryâd ederken garipler,
Kalbe inşirah veren sırr-ı Furkân da ne?

Zincîr-i hevâ ile tutsak iken kalp,
Câna hürriyet sunan feyz-i Yezdân da ne?

Şeb-i gafletle virân iken gönül her dem,
Secdede mi‘râc olan âh-ı pinhân da ne?

Bülbül-i şeydâ yolunu yitirmişken,
Gülşen’e dâvet eden o nidâ da ne?

O nefes-i Rahmân Ramazan’dır.
O sırr-ı Furkân Ramazan’dır.
O gülistân Ramazan’dır.
O ihsân Ramazan’dır.
O bahâr-ı cân Ramazan’dır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.