Semra Demirel
Hangi Mevsimdeyiz Böyle?
Rûhun diriliş mûsikîsini cân kulağa fısıldayan da ne?
Son nefesini verirken ecel denen ölüm,
Rûha üflenen o bahâr-ı cân da ne?
Bütün solgunlukları seyrederken ömür,
Hâr içinde gül bitirip reng ü rû veren de ne?
Bir katre susamışken lütf u ihsânına,
Katrede ummân olan nûr-u gufrân da ne?
Döşemişken nefis cam pârelerini yolumuza,
Arzdan arşa çekilmiş bu sırât-ı müstakîm de ne?
Mazlumun bir damlası arşı titretirken,
Sabr ile açılan o dergâh-ı Sultân da ne?
Zulmet gecesinde feryâd ederken garipler,
Kalbe inşirah veren sırr-ı Furkân da ne?
Zincîr-i hevâ ile tutsak iken kalp,
Câna hürriyet sunan feyz-i Yezdân da ne?
Şeb-i gafletle virân iken gönül her dem,
Secdede mi‘râc olan âh-ı pinhân da ne?
Bülbül-i şeydâ yolunu yitirmişken,
Gülşen’e dâvet eden o nidâ da ne?
⸻
O nefes-i Rahmân Ramazan’dır.
O sırr-ı Furkân Ramazan’dır.
O gülistân Ramazan’dır.
O ihsân Ramazan’dır.
O bahâr-ı cân Ramazan’dır…
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.