Elif Akçan
Diriliş Ailede Başlar
Âlem-i İslam'ın zemininde dinamitler patlıyor, her bir köşesinde bir mazlumun ahı yankılanıyor. Bu yangınlar en başta can evimizi sarmış.
Nursuz, ruhsuz evlerimizde başlıyor ilk kıvılcım ve bu küçücük haneden İslam âleminin geniş hanesine sirayet ediyor. Biz evimizdeki ateşe müdahale etmeden dışarıdaki alevleri söndürmeye koşuyoruz. Halbuki en elzem olan kendi hanemizden başlamaktır. Sonrası sonra...
"Evlerinizi kabristana çevirmeyin..." hadisi ne kadar da çok şey anlatır bize. Şu an öyle bir hale giriftar olmuşuz ki, en yüce, en âli hakikatleri basit ve ucuza mal etmişiz.
İmansızlık cereyanı en çok da evlerimize sirayet etmiş. Öyle ki ev, bir otel olmuş... Ne namaz var ne niyaz; sadece dünyalık uğruna telef olan vücudun dinlenmesi için izbe bir han olmuş. Ruh dinlenmedikten sonra...
Halbuki dünyanın kiri pası, namazla yıkanan ruhun penceresinden göçer, uzaklaşır ve ruh sakinleşir, beden hafifler, zihin berraklaşır, yüz gül-gülistan olup tebessüm dağıtır. Çünkü o manevi hava tüm vücuda yayılmıştır; vücut o maneviyatı emmiştir, yorgunluk yerini ferahlığa bırakmıştır. Çünkü ibadete aç bir fıtratımız var. Dua edince sükunet bulan, Kur'an okuyunca kalbi itminan olan, namaz kılınca tüm mevcudatın hakkını teslim ettiği için huzur bulan, oruç tutunca maddi manevi her türlü hastalıktan şifalanan... Her ibadetin bir ruhu vardır ve "ibadetin ruhu da ihlastır." Biz en evvel ihlası çıkartmışız evlerimizden. Oysa ihlas, öyle bir kuvvete mebnidir ki, her ateşi söndürdüğü gibi her evi de nurlara boğar. Çünkü O razı ise bütün dünya küsse ehemmiyeti yok... İşte bu noktada bizim çok eksiğimiz var. Biz hanemizin baş köşesine rıza-yı İlahi'yi yerleştirmediğimiz için bunca elemlere maruz kalıyoruz.
Bizim nefsimiz öyle dünyevi bir libasa bürünmüş ki, dünyayı içindekilerle beraber alsa doyuma ulaşmaz bir şımarıklık boyutuna erişmiş. Hem kendimizi hem de bizden olanları yangının içerisine attıkça atıyoruz. Ataletimiz sadece iman noktasında, ibadet noktasında, inanç noktasında boy gösteriyor... Ataletin önüne dünyanın zevk-u sefasını koy, yıkar geçer...
"Ben böyle istiyorum" diye bir putumuz var hele elimizde... Allah muhafaza...
"Balık baştan kokar" düsturunun gereği olarak da neslimiz de bizi taklit ediyor.
Yani mücmel olarak, iman evlerimizde ihya olmadıkça ruhlar sönmeye, bozulmaya devam edecektir. Ve bu inkıraz sadece bizi değil, İslam âlemini de yıkıma uğratacaktır. Şu an aynen okullarda yaşanan hadiseler gibi... Bir hadsizin hadsizi gelir, haddini aşıp mazlumun hukukuna tecavüz eder, canına kıyar, candan eder... Neden? Çünkü vicdandan, merhametten yoksun büyütülmüş. Hak nedir, hukuk nedir öğretilmemiş. Belki de en çok muhabbet suyu içirilmediği için adavet zehrini yutmuş. Bundan mütevellit ortalıkta cellat gibi geziniyorlar.
"Her şeyi dine bağlamayın" güruhu da avaz avaz bağırıyor... Ne yazık ki, her adamın kafasında bir yasakçı bulunmadığı müddetçe daha acı sahnelere de şahit olacağız. Bu yasakçı ancak ve ancak hakiki ve tahkiki imandır, marifetullahtır, muhabbetullahtır... Dünyaya paşa, ahirete geda olmak değildir.
"Yaratılanı severim Yaradan'dan ötürü" beyti kulağımıza küpe olur o zaman. Sonsuz merhamet ve şefkat sahibini hakkıyla tanıyan, sonsuz gaddar ve zalim olabilir mi? Olamaz!
Bütün bu yaşanan hadiseler bir daha gösterdi ki, âlem-i İslam'da cereyan eden dinsizlik komiteleri canla başla çalışıyorlar ve en çok da safi zihinleri işgal ediyorlar. Bizim bu yaşananlardan ders alıp daha fazla gayret etmemiz lazım. Yeter bu Batı hayranlığı, yeter bu Batı sisteminin kölesi olduğumuz.
"Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor."
Biz daha neyin kavgasındayız?
"Güçlü çocuklar yetiştirmek, bozuk yetişkinleri onarmaktan daha kolaydır."
Bizim esas davamız, Allah'ın rızasına uygun nesiller yetiştirmektir. Bütün gayretimiz, çabamız ve niyetimiz bu yönde olmalı. Ancak bu şekilde Allah'ın yardımına ulaşırız.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.