Şikayetler Allah’tan değil, Allah’a olmalı

Şikayetler Allah’tan değil, Allah’a olmalı

Yüce Allah insanı aciz ve zayıf olarak yaratmıştır. Hayat yolculuğu inişli çıkışlıdır. Bir imtihan için burada olan insan zaman zaman musibet ve hastalıklara maruz kalır. Bu noktada insanın acizliğinin farkına vararak Rabb'ine sığınması gerekir.

Abdullah Hakimoğlu - Muhabbet Medya

“Ya‘kūb da şöyle dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle biliyorum.”

(Yusuf Suresi, 86. Ayet)

Bu ayet bizim başımıza gelenlerle nasıl başa çıkmamız gerektiğini göstermektedir. İnsan bir çok problem ve sıkıntılarla karşıya kalır. Hasta olur, yakınlarını kaybeder, çocuklarıyla imtihan olur, iflas eder. Hayat tek düze olarak devam etmez. Hep inişli çıkışlıdır.

Başımıza herhangi bir musibet geldiğinde bundan şikayetçi olmanın faydası olmaz, tam aksine zararı olur. Kimi insanlar, ayaklarına diken batsa feryadı basar. Başına gelen musibetin nereden ve kimden geldiğini fark etmezse, “ben bu musibete düşecek kimse miyim? Beni mi buldu bu?” gibi şikayet ve serzenişlerde bulunur. Bütün bunlar insanın elemini, sıkıntısını artıracak hususlardır. Bu yüzen musibet ve hastalıkları başkalarına şikayet etmek, musibeti ikiye üçe katlar.

Bundan dolayı arif insanlar, “şikayetler Allah’tan değil, Allah’a olmalı” derken bu ayetin manasına işaret ederler. Yüce Allah insanı aciz ve zayıf olarak yaratmıştır. Musibet ve hastalıklar olmasa insan bu acizliğinin ve zayıflığının farkına varamaz. Aciz ve zayıflığın farkına varmak ise, ibadetin özünü oluşturmaktadır.

İşte insanın musibet ve sıkıntılarını Allah’a şikayet edip arz etmesi durumunda aslında “Allah’ım ben aciz ve zayıf bir varlığım. Senin ise her şeye gücü yeter. Sana sığınıyorum, durumumu, derdimi, sıkıntımı sana arz ediyorum” demiş olur. Böylece Allah’a kulluğu gerçekleştirme yolunda çok önemli bir adım atmış olur.

Bu yüzden Hz. Yakup Peygamberin yolunda giderek, derdimizi, tasamızı Allah’a şikayet ettiğimiz zaman, ubudiyette zirvede olan peygamberlerin yolundan ve izinden gitmiş oluruz.

Bu bizim gibi normal insanlara önemli bir dönüşüm yaşatır. Allah’a kulluk bilinci zayıf olanlarımızın bu bilinci kuvvetlenir. Kulluk bilinci olmayanlar da bu bilince ulaşır. Bir musibete maruz kalan insan, musibetin, başkasının merasına girmesin diye koyunlara çoban tarafından atılan taş gibi olduğunu idrak ederse, bunun bir ikaz taşı olduğunu fark eder. Ve Allah’ın yasakladığı şeylerden uzaklaşır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.