Kur’an’da ticaret kavramı niçin kullanılır?

Kur’an’da ticaret kavramı niçin kullanılır?

Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde kullanılan ticaret kavramı insanlara nasıl bir mesaj veriyor? Alışveriş, kar-zarar ve satın alma gibi her insanın tanıdığı kavramlar üzerinden insana anlatılmak istenen nedir?

Abdullah Hakimoğlu - Muhabbet Medya

“İşte onlar, hidayete karşılık dalaleti satın alanlardır. Ancak onlar bu ticarette bir kar elde etmemişler ve kendileri de doğru yola girmemişlerdir.” (Bakara: 2/16)

Kur’an-ı Kerimde bazı ayetlerde ticaret kavramı maddi anlamda değil, mecaz ve manevi anlamda kullanılmaktadır. Ticaret yapan bir kimse, ticareti kâr için yapar. Aldığı bir malı, zararına satan kimse bu ticaretten kâr değil zarar eder. Aldığı, ya da ürettiği bir ürünü, maliyetine, ya da maliyetinin altında bir fiyata satan bir kişi, iflas etmekten kendisini kurtaramaz. Aklı başında bir tüccar, esnaf aldığı veya ürettiği malı maliyetine ya da maliyetinin altında bir fiyata asla vermez.

Hemen hemen bütün insanlar ticaretin ne olduğunu bilir. Bu yüzden Kur’an insanın bu dünyadaki durumunu ticari bir kavram olan “satın alma” ile açıklamıştır. Bir tüccar maddi konularda kendi kârını, zararını elbette bilir. Manevi alışverişlerde de hiç kimse zarar etmek istemez. Tabii bu kimse aklı başında, düşünebilen, kârını-zararını bilen bir kimse ise.

Bu dünyaya bir ticaret için gönderildik

Bu ayetinden anlaşılmaktadır ki, biz insanlar bu dünyaya bir ticaret yapmak için geldik. Bu dünya pazarında her şey satılıyor. Bizi bu pazara gönderen Allah, zaman, vücud, akıl, irade, duygular ve latifeler gibi sermayeleri de bize vermiştir. Bu sermayemizin olan Allah, bu sermaye ile dünya pazarında nasıl bir alışveriş yapacağımızı, neleri alıp neleri almayacağımızı bize haber vermektedir.

Bu pazarda iyiler de kötüler de tezgah açmış durumda. Küfür, dalalet en güzel şekilde süslenip, ambalajlanıp sergilendiği gibi, hidayet, iman, güzel ahlak da aynı sergide yerlerini almaktadır. Kötülükleri, dalalet ve küfrü satanlar daha gür sesle satıyor ve mallarını da insanların hoşuna gidecek şekilde süslüyor. Hidayet, iman, güzel ahlakı satanlar ise daha az ve daha cılız sesle satış yapıyor ve onların hak ettiği süslemeleri yapamıyor.

Satın alınan dalaletin acısı sonra çıkar

Şu bir realitedir ki insanı dünya pazarında iyiliklere, ahlaka, imana, hidayete çağıranlar az ve zayıf, ama küfre, ahlaksızlığa, dalalete çağıran kişiler ise çok ve kuvvetli. Bütün bunlar da bazı insanları aldatıyor. Çoğu insan kötülükleri ve dalaletleri satın almayı tercih ediyor. Allah’ın kendilerine verdiği akıl, irade, beden, zaman, göz, kulak, el, ayak gibi sermayeleri kendi nefislerinin hoşuna gidecek şekilde harcıyor. Satın alınan dalalet, insana acısı sonra ortaya çıkacak uğursuz bir lezzet verdiği için insan aldanabiliyor.

Sapıklığı, dinsizliği ve ahlaksızlığı satın alanlar, uyuşturucu almış insanlar gibi kendilerini kısa bir müddet huzurlu ve mutlu hissedebiliyor. Acısı ve zararı ise sonra çıkıyor, kriz sonra başlıyor. Bu alışverişin sonucunda Allah insandan razı olmadığı için kriz, ahirette de devam ediyor. Çünkü insan ahirette bu kötü ticaretin cezasını çekecek. İşte böyle bir insanın ne yaptığının, ne kadar kötü bir alışveriş yaptığının farkına vardıktan sonra, “bir ticaret yapamadım, nakd-i ömür olduğu heba. / Yola geldim, lakin göçmüş cümle kervan bihaber” diyerek pişman oluyor. “ ya leyteni küntü türaba”, yani; “keşke toprak olarak kalsaydım” diyor. Ama o zaman iş işten geçmiş oluyor.

Hidayeti, güzel ahlakı, imanı tercih edip satın alanlar, dünyada mutlu ve huzurlu oldukları gibi, ahirette de Allah’ın sonsuz rahmetine nail olacaklardır. O halde gerçek tüccar, dünya pazarında iyi yani, Allah’ın istediği gibi alışveriş yapan, kötülükleri isteyen nefsin isteklerine göre ticaret yapmayan kimsedir.

Dua

Allahım! Bu dünyanın manevî bir ticaret yeri olduğunu anlamayı, ona göre davranmayı, manevî kârımızı zararımızdan ayırt etmeyi, bizi verdiğin emanetleri senin istediğin gibi kullanmayı, rızanı kazanmaya vesile olacak güzel bir alışveriş yapmayı bizlere nasip eyle. Amin.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum