Bedir’de galip gelen Müslümanlar, Uhud savaşında niçin mağlup oldu?

Bedir’de galip gelen Müslümanlar, Uhud savaşında niçin mağlup oldu?

Bedir Savaşı'nda iki katı düşmana galip gelen müslümanlar, Uhud Savaşı'nda zafer kazanamayınca “bu nasıl oluyor” diye sordular. Ali İmran suresinin 165. ayeti hem bu soruya cevap, hem de bu zamanın müslümanlarına önemli bir mesaj veriyor.

Abdullah Hakimoğlu - Muhabbet Medya

“Bedirde iki katını düşmanınızın başına getirdiğiniz bir musibet, Uhud’da kendi başınıza gelince, “bu nasıl oluyor” dediniz ha! De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah’ın her şeye gücü yeter.”
(AI-i İmran, 3/165)

Müslümanlar Bedir’de Allah’ın da yardımıyla kendilerinden sayıca çok olan müşriklere karşı büyük bir zafer elde etmişlerdi. Uhud da ise bir mağlubiyet söz konusu oldu. Müminlerin bir kısmı “Bu nasıl oluyor?” diyerek şaşkınlıklarını dile getirdiler. Cenab-ı Hak, “Bu mağlubiyet sizin kusurunuzdan dolayıdır” buyurdu. Burada Yüce Allah, mümin olmanın dünyevi bakımdan her zaman başarılı olmayı gerektirmediğini beyan ediyor.

Dünya hikmet dünyasıdır. Her şey sebeplerle meydana geliyor. Sebeplere yapışmayan, dünyada Allah’ın yarattığı kanunlara uymayanların başarısız ve mağlup olması normaldir. Bu da insanların kusurlarındandır. Burada “inananlar üstündür” ayetinin bazı kimselerce yanlış anlaşıldığı görülüyor. Evet inanmak Allah katında bir üstünlük mertebesidir. İnsanın iman ve takvasının derecesi nispetinde Allah katındaki değeri artar, ya da eksilir. Ama iş dünya meselelerine gelince, imanın yanında şartların gerektirdiği kaide ve kurallara uyulması gerekir. Eğer böyle olmasa dünyanın imtihan yeri olmasının anlamı ortadan kalkar. Savaşta iman ile birlikte emre itaat ve sabır çok önem arz eder.

Uhud savaşında peygamberimizin okçular tepesine yerleştirdiği okçular, durumun düşman aleyhine bozulduğunu görünce, ganimet toplamak için Peygamberimizden emir gelmeden görev yerlerini terk ettiler. Bunun üzerine müşriklerden Halid b. Velid kumandasındaki bir grup asker gelerek orada kalan üç beş kişiyi öldürdü ve müslümanları arkadan kuşattı. Bu da Müslümanlardan bir çok kimsenin şehid edilmesi, ashabın dağılmasına sebep oldu. Daha sonra Müslümanlar toparlansalar da zafer elde edilemedi. Dolayısıyla bir mağlubiyet yaşandı. Bu mağlubiyette kusur, okçular tepesini terk etme emri gelmeden orayı terk eden kimselerdeydi. Ayet bunu ifade ediyor. Bu durumda müslümanlar “sabır” gösteremediler ve ganimet hırsını yenemediler. Sabırsızlığın ve hırsın İslamın ilk dönemlerinde nasıl bir mağlubiyetle sonuçlandığı ortaya çıkmış oldu.

Ayet bizim de bu olaydan ders almamızı istiyor. Bir iş yapıyorsak, onun kurallarına uymak zorundayız. Başarısızlıklarımız, mağlubiyetlerimiz hep kendi kusurlarımızdandır. Biz elimizden geleni yaptıktan sonra yine başarısızlık oluyorsa, o zaman bunda Allah’ın birçok hikmetleri vardır demektir. Mesela tarlayı eken bir insan onu beş defa sulaması gerekirken, iki defa sularsa, iyi bir mahsul almaz. Bu durumda, “Neler oluyor, Allah neden iyi mahsul vermedi?” derse bu yanlış olur. Çünkü kusur kendisinin. Ama gerekli sulamaları yaptığı halde yine iyi bir mahsul olmazsa, bu defa yine “Allah neden iyi mahsul vermedi?” şeklinde itiraz edercesine bir duygu ve düşünce içerisinde olması doğru değildir. Çünkü Allah’ın bazı seneler bütün şartlar yerine getirildiği halde fazla mahsul vermesi, bazı seneler de az mahsul vermesi, mahsul sebeplere bağlı olmayıp Allah’ın iradesine bağlı olduğunu göstermek içindir. Bu iki durumu birbirinden ayırmak gerekir.

Dindar bir insan, “Ben yaparsam, Allah beni başarılı kılar” şeklinde bir düşünce içinde olamaz. Eğer kurallarına göre işimi yaparsam, Allah da dilerse beni başarılı kılar diye düşünmek gerekir. Çünkü sonuç itibariyle biz ne yaparsak yapalım o Allah’ın külli iradesiyle gerçekleşir. Ama başa gelen musibetler ve felaketlerin hep biz insanların kusurlarından kaynaklandığını da unutmayalım.

www.muhabbetmedya.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.