Uzman Psikolog Taha Burak: “Aileyi Yıkan Koalisyondur”

Uzman Psikolog Taha Burak: “Aileyi Yıkan Koalisyondur”

Uzman psikolog Dr. Taha Burak tam da iletişimin bam teline basarak; “Ne söylediğinden daha önemlisi, nasıl bir niyetle söylediğin” dedi. Koalisyonların aileyi yıktığına dikkat çeken Burak'ın açıklamaları...

Muhabbet Medya - Haber Merkezi

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi ve İslam Düşüncesinde Psikoloji ve Psikoterapi platformu kurucusu Uzman psikolog Dr. Taha Burak tam da iletişimin bam teline basarak; “Ne söylediğinden daha önemlisi, nasıl bir niyetle söylediğin” dedi.

Uzman psikolog Dr. Taha Burak: “Bir insana mesaj vermeden önce o kişiyi dinleyebilmiş olmamız lazım. İletişimde en kritik nokta burası. Âmâ iletişimin karşılıklı ortak bir dili bulma meselesi olduğunu düşünmüyoruz. Kendi dilimiz ve kelimelerimiz neyse, öyle mesajımızı iletmeye çalışıyoruz “ şeklinde konuştu.

Sabahattin Zaim Üniversitesi Öğretim Üyesi Taha Burak “Aile içinde koalisyon sağlıklı bir durum değil. Çünkü müzakere ve hakkaniyet üzerinden işlemiyor. Aile içerisinde herkes birbirini, devirmeye çalışıyor. Bu bir aileyi çökerten şey. Böyle bir ailede mesela ebeveyn sistemi çalışmıyor.”

Hep büyüklerimizden duymuşuzdur “Niyet, sihirli bir iksirdir” Gerçekten acaba öyle midir? Günlük hayatımızda sık karşılaşırız insanların birbirlerini anlamadıklarından şikâyetleri. Ama hiç düşünmeyiz aile içi ilişki ve etkileşimden başlayarak doğru bir iletişim için nelerin gerekli olduğunu. Sözün olumlu etki oluşturabildiği, anlama ve anlaşmanın mümkün olabildiği bir iletişimin yolu acaba nereden geçiyor? Çıktığı günden bu yana oldukça önemli konulara neşter vurmaya devam eden Açık Deniz dergisi Eylül sayısında yine ilginç bir konuda mülakat yapmış. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi ve İslam Düşüncesinde Psikoloji ve Psikoterapi platformu kurucusu Uzman psikolog Dr.Taha Burak tam da iletişimin bam teline basmış ve “ Ne söylediğinden daha önemlisi, nasıl bir niyetle söylediğin diyerek” iletişimin can damarı olan niyete temas etmiş.

Karşı tarafı anlamak ve dinlemek gerektiğini, onu anlamadığımız zaman tahminde bulunduğumuzu yani zanda bulunup kendi dilimizi konuşmaya çalıştığımızı ifade eden Burak “Bir insana mesaj vermeden önce o kişiyi dinleyebilmiş olmamız lazım. İletişimde en kritik nokta burası. Âmâ iletişimin karşılıklı ortak bir dili bulma meselesi olduğunu düşünmüyoruz. Kendi dilimiz ve kelimelerimiz neyse, öyle mesajımızı iletmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Son yıllarda dindar kesimde ortaya çıkan ve aile içi problemlerin çözüm aşamasında karşılaşılan bir kavrama ışık turan Burak “Aile terapisinde mistifikasyon denilen bir kavram vardır. Mistifikasyon şu demek, bir tarafın iletişimde haklı çıkabilmek, güç kazanabilmek için dini değerleri işin içine sokması. Bu şekilde bir mesele empatiyle ya da karşılıklı anlayışla çözülebilecek bir mesele iken, böyle büyük referanslarla karşı tarafı çaresiz bırakma yoluna gidiliyor” diyerek karşılaşılan farklı bir yöne temas ediyor.

Toplumun temel taşının oluşturan aile ve bireyler arasındaki iletişimde iki farklı yöntemin oluştuğunu ifade eden psikolog Burak, “sistemin çalışma sürecindeki farklı iki kritik kavram vardır. Biri ittifak, diğeri koalisyon. İttifak aile üyelerinin hem duygusal hem düşünsel, hem davranışsal ihtiyaçlarının giderebilmek için bir araya gelmeleri. Aile içinde koalisyon sağlıklı bir durum değil. Çünkü müzakere ve hakkaniyet üzerinden işlemiyor. Aile içerisinde herkes birbirini, devirmeye çalışıyor. Bu bir aileyi çökerten şey. Böyle bir ailede mesela ebeveyn sistemi çalışmıyor. Çünkü anneyle baba artık hiçbir zaman ittifak edemiyorlar” dedi.

Bugün Müslüman bir toplulukta hayatlarını sürdüren muhafazakâr kimlik sahiplerinin dini narsistlik bir kimlik haline getirdiklerine şahit olduğumuzu belirten Psikolog Taha Burak “ muhafazakâr insanlar iletişimde dini narsistik bir kimlik haline getiriyorlar. Sanki dindar oldular mı içlerinde hiçbir olumsuz duygu olmaz artık. Sanki Müslüman olunca ‘Nefis daima kötülüğü emreder’ meselesi bitiyor. Bu elbette inanılmaz bir içgörü kaybına sebep oluyor”

İki arada bir derede kaldığımızı kaydeden Burak “ne hâlihazırdaki batılı aile modeline uygunuz, ne kendi değerlerimizle oluşturduğumuz bir model var. Bu da şuna sebep oluyor ailelerde; Güçlü olan, hem batılı referansların, hem dini referansların avantajlarının kullanıyor. Kadın erkek fark etmez, hangisi güçlüyse iki referansı da elinde tutuyor” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.