İyilik ve Kötülük Yapanlara Karşılıkları Nasıl Verilecektir?

Said Yargıcı

İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne toz konar, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedi kalacaklardır. Kötülük kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası misli kadardır. Ve onları bir aşağılık ve eziklik kaplar. Onlar için Allah’tan başka hiçbir kurtarıcı yoktur. Yüzleri karanlık gecelerden bir parçaya bürünmüş gibidir. İşte onlar cehennem ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

(Yunus,10/26-27)

Lillezine ahsenu: Güzellik yapanlara, yani Allah’ın beğenisini, hoşnutluğunu kazanacak, rızasına uygun güzel ameller yapanlara, yaptığı işin hakkını verenlere, hadislerde bildirildiği gibi Allah’ı görür gibi ibadet edenlere, el Husna, daha güzeli ve ziyadetün daha fazlası vardır. Bunlar için yaptıklarından daha güzeli ve daha da fazlası olduğu beyan ediliyor. Ayette geçen hüsna çeşitli anlamlara geliyor. Hüsna sevap, cennet anlamlarına geliyor.

Ziyade ise, Allah’ı görmek ve insanın iyiliklerine karşılık Cenab-ı Hakkın vereceği on mislinden başlayan sevaplar anlamına geliyor. Cenab-ı Hak insanın amelinden razı olursa, insan Allah’ın emirlerini yapar, yasaklarından kaçınırsa, ona altlarından ırmaklar akan cennet, iyiliklerine kat kat karşılık ve üstelik Allah’ın zatını, cemalini görme gibi lezzet ve zevklerin en yücesi bahşedilecektir. Bütün bunların hepsi imanın sağlam olmasına ve salih amellerde imanın süslenmesine bağlıdır. Böyle Cenab-ı Hakkın fazlına ve ihsanına mazhar olan insanların yüzlerinin bir siyahlık olmayacak, yüzleri pırıl pırıl parlayacak. O gün onlara bir horlamada olmayacak. İşin güzel tarafı da Cennet ehlinin orada ebedi olarak kalmasıdır. Allah bizi kendi rızasına eren ve ebedi olarak cennette O’nun lütuf, ikram ve rüyetine mazhar olan insanlardan eylesin. Amin.

Cenab-ı Hak iyilik yapanlara, yaptıkları iyiliklere karşılık fazlından ve kereminden çok fazla karşılıklar verirken, kötülük yapanlara ise kötülüklerinin karşılığı olarak misli kadar günah yazıyor. Bu yüzden kafirin çekeceği ebedi cehennem, onun amelinin karşılığıdır. Ama mümini verilen ebedi cehennem, onun amelinin karşılığı değil, cenab-ı Hakkın fazlı ve ihsanı, ziyadesi iledir.

Hiçbir insan amelinin karşılığı olarak cennete giremez. İnsanın dünyada yaptığı ibadet ve iyilikler Allah’ın kendisine dünyada verdiği sayısız nimetlere şükür manasına taşıyor. Bizler yaptığımız ibadetlerin ücretini peşin olarak almış bulunuyoruz. Ama Cenab-ı Hak ibadetlerimizi ve iyiliklerimizi ihlasla yaptığımızda bu amellerimizden razı olursa, memnun olursa, o bunlara kat kat sevaplar vererek onları ziyadeleştiriyor, Cennetine fazlıyla bizi koyuyor, rüyetine ziyadesiyle mazhar ediyor.

Cehennemde ebedi kalacak insanlar, iman esaslarını inkar eden kimselerdir. Bunların yüzleri simsiyah olacaktır. Yani çaresizlik ve ümitsizlik içinde, utanç ve rezaletten yüzleri kapkara olacaktır. Eğer iman etmiş olsalardı, Cenab-ı Hakkın affına mazhar olma ihtimalleri vardı. Ya da günahları sevaplarından fazla ise, günahlarının cezası kadar cehennem hapsinde kalacaklar, sonra yine cennette Cenab-ı Hak sonsuz rahmet tecellilerine mazhar olacaklardı. Eğer bir insan imansız olarak cehenneme gitse bu bile onun için bir rahmettir. Çünkü varlığı cehennemde de olsa devam etmekte ve yok olmamaktadır. Sonra yakınlarından, dostlarından iman edenler varsa, onların cennete olduklarına bilmesi, ona cehennemde bile sürur esintisi olur. Onların varlıklarının devam etmesine, üstelik de cennette güzel bir şekilde yaşamalarına sevinir. Bu kendisi hücre hapsinde olan bir insanın akrabalarının eşinin, dostunun rahat yaşadığını bilmesiyle duyduğu sevince benzer. Bu yüzden ahiretin varlığı, cennetin ve cehennemin var olması, iman etmeyenler için bile büyük bir rahmettir.

Ya Rabbi, sen bizi cehennem azabından koru. Cehenneme gidecek imansızlıktan ve kötü amellerden sen bize muhafaza eyle. Senin rızasını kazandıracak iman ve ona bağlı güzel ameller üzerinde olmayı, bu durumu dünyadan göçene kadar devam ettirmeyi sen bizlere nasip ve müyesser et. Amin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.