Allah’ın Kelamının Kudreti

Said Yargıcı

Ey yeryüzü suyunu yut. Ey gökyüzü sen de suyunu tut. Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.

(Hud, 11/44)

Bu ifadeler, Nuh tufanından sonra Cenab-ı Hakkın emirlerini anlatıyor. Nuh aleyhisselam, peygamber gönderildiği kavme, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Ben, bize gelecek acı bir günün azabından korkarım” diye ikazda bulunuyordu. Ama onlar puta tapıyorlardı. Bunda inat gösteriyorlardı. Üstelik Nuh peygamberle de dalga geçiyorlardı. “Sen de bizim gibi bir insansın. Sadece ayak takımı sana uyuyor. Bizden fazla meziyetiniz de yok. Sen ve sana tabi olanlar yalancılardır” diye de Nuh ve beraberindekilerle alay ediyorlardı. Üstelik, Nuh aleyhisselamın etrafında bulunan fakir ve yoksul insanları kastederek, “kov onları yanından” diyorlardı.

Nuh aleyhisselamın bütün çabaları boşa gidince, Cenab-ı Hak ona bir gemi yapmasını emretti. Nuh Aleyhisselam da Cenab-ı Hakkın tarifi üzere bir gemi yaptı. Sonra tufan başladı. Gökten bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor, yerden sular fışkırıyordu. Nuh kavmi gemiye binenler hariç yok edildi. Nuh aleyhisselamın isyankar oğlu da boğulanlar arasında idi.

Daha sonra işte okuduğumuz ayette bildirilen Allah’ın emri ortaya çıktı. Allah, göğe suyunu yut, yere de suyunu tut dedi. Bu ayet Cenab-ı Hakkın azametini, kudretini bize gösteriyor. İnsanlarla Allah’ın kelamı arasında büyük farklı bizlere hatırlatıyor. Allah’ın kelamının ne kadar kudretli olduğunu anlıyoruz bu ayetten.

Bir insan çıkıp da, “Ey gök, suyunu tut. Ey yer suyunu tut” dese, yer ve gök bizin sözümüze karşı eğer akılları olsaydı sadece güler geçerlerdi. Bu ayet Cenab-ı Kakın kelamının, sözünün kudretli olduğunu gösteriyor. Aynı emri, ateşte tutmuştu. Hz. İbrahim'i Nemrut ateşe attığı zaman, ateşin onu yakacağını zannetmişti, böyle bir gaflete düşmüştü. Ama Allah ateşe emretti, “Ey ateş, İbrahim’e soğuk ve selametli ol.” Ateş, onun emrine uydu, ve hz. İbrahim’i yakmadı, düştüğü yerden pınarlar fışkırdı, güller açtı. Alevler adeta sular içinde bir gül bahçesine döndü. Allah’ın kudretli kelamıyla oldu bütün bunlar.

Hz. Peygamber (s.a.v) Allah’ın kelamını okuyarak düşmanın gözünü toprak saçtığında her kum tanesi bir bomba oldu, gözlerinde patladı. Allah’ın Kelamının kudreti bir mucize olarak gözüktü.

Şimdi de Nuh aleyhisselam ve ona inanan bir avuç insanı tufandan kurtarmak için Allah, yağmur yağdıran gökyüzünü, su fışkırtan yeryüzüne emretti. Su bir anda kesildi. Allah’ın emrini cansız varlıkların nasıl dinlediği Kur’an’da bize böyle açıklanıyor. Acaba bizim gibi akıllı insanlar, onun kelamını dinlemezse, emirlerine uymazsa, bu takdirde cansızdan daha cansız bir varlık, akılsızdan daha akılsız bir varlık olmayacak mıdır?

Allah bizi aklımızı başımıza alan ve kendi emirlerine en az cansızlık varlıklar kadar dinleyen, emirlerine teslim olan, boyun eğen insanlardan eylesin. Amin.

İlk yorum yazan siz olun
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.