Yüce Allah biz insanları aciz ve zayıf olarak yaratmıştır. Bunun sebebi de acizlik ve zayıflığımızı anlayıp ona ibadet ve dua etmektir. Dua, Allahı; yalnızca Allah’ı yardıma çağırmak, istediğimizi her şeyi aracısız yanlızca ondan istemektir. Ancak O’na dua ederken nasıl dua edeceğimizi de bize Kur’an öğretmektedir. Onun bize öğrettiği dua şekillerinden birisi de Allah’ın isimleriyle dua etmektir. Konuyla ilgili bir ayette şöyle buyuruluyor:
Esma-i Hüsna Allah’ındır. O halde ona Esma-i Hüsna ile dua edin.
(Araf,7/180)
En güzel isimler Cenab-ı Hakka aittir. Bir hadis-i şerifte, “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim onları öğrenip de söylerse Cennete girer” buyuruluyor. Elbette ki Cenab-ı Hakkın ismi doksan dokuzdan ibaret değildir. Hadis bu isimleri sınırlamıyor. Nitekim bazı rivayetlerde Cenab-ı Hak’ın binbir ismi olduğu da bildiriliyor.
Bu ayet bize her şeyden önce Allah’a iman edip bilmenin Onun isimlerini bilip tanımakla mümkün olduğu mesajını veriyor. Çünkü Cenab-ı Hak ayette en güzel isimlerin kendi zatına olduğunu beyan ettikten sonra, “o isimlerle Allah’a dua edin” diye emrediyor. O isimlerle dua etmek için onları öğrenmek gerekir. Bu öğrenmek sadece ezberlemekten ibaret değildir. Anlamlarını kısaca da olsa bilmektir; O isimleri vesile yaparak Allah’a dua etmek, yalvarmak gerekir.
Buradan anlıyoruz ki Cenab-ı Hakkı esma-i hüsnasıyla tanımadığımız, bilmediğimiz zaman imanımız kuvvetli bir iman olmuyor. Aslında bu tanımanın ve duanın nasıl olacağını da bize Hz. Muhammed (s.a.v) göstermiştir. Hz. Ali’den rivayetle bize gelen ve aslının vahiy olduğu bildirilen Cevşen duası bu ayetin tefsiridir ve tatbikatı için yol göstermektir. Çünkü cevşende biz Allah’a isimleriyle dua ediyoruz. O halde cevşen ile dua etmek Allah’ın bir emrini yerine getirmek demektir. Ama bunu da bilinçli bir şekilde yapmak lazım. Duada asıl olan ne istediğimizi bilmemizdir. Bu yüzden bu yüksek hasiyetli duanın Türkçesini de öğrenmemiz gerekir. En azından Türkçe açıklamalı olanları temin edersek, Arapçasını ve Türkçesini birlikte okuma fırsatı buluruz.
Bunun dışında dua ederken, Allah’ın isimleriyle dua etmeliyiz. Allah’ın isimleriyle dua etmek, Allah isimlerini binlerce kere tekrar etmek değildir. Bizim durumuzla ilgili Allah’ın ismini anıp Allah’a yalvarmaktır. Ayrıca peygamberimiz (s.a.v) bunun da örneklerini bize vermiştir. Örneğin, “Allah’ım. Sen Afuvsun. Affı seversin. Beni affet” diye dua ederdi. Önce Allah’ın Afuvv ismini zikreder sonra kendisini affetmesini isterdi. Bunu diğer isteklerimize de tatbik edebiliriz.
Örneğin Allah’tan rızık istiyorsak, “Allah’ım sen Rahman ve Rezzaksın. Bana hayırlı rızıklar ihsan eyle” diye dua edersek bu ayete daha uygun olur. Ya da “Ya Şafi, benim hastalıklarına Şafi isminle şifa ver. Bizi ve müminleri Şafi isminin tecellilerine, akislerine mahzar et” diye dua etmeliyiz. Veya “Ey Nur olan Allah’ım. Bu isminin hürmetine kalbimizi, aklımızı, bedenimizi, ruhumuzu İman ve İslam nuruyla nurlandır.” diye dua edebiliriz. Bunları yapmak için isimlerin anlamlarını öğrenmemiz gerekir.
Her gün nice şeyler öğreniyor. Çoğu da bize faydasız olan şeyler olabiliyor. Bu yüzden Allah’ın isimlerine daha fazla önem vermeliyiz. Bu isimleri öğrenip O isimlerle Allah’a yalvarmalıyız. O zaman Allah da bizi vaat ettiği gibi cennete koyar, cemaline bizi müşerref kılar.