Hz. Osman (r.a) Diyor ki…

Raşit Duran

“Cennette her peygamberin bir dostu vardır. Benim de dostum Osman’dır.”

(Hadis)

Mümeyyiz vasfı haya ve edebi idi. Yaratılıştan halim selim, iyi ahlaklı ve dürüst bir şahsiyet olup Müslüman olduğunda 34 yaşındaydı. En büyük hususiyetlerinden birisi de cömertliği idi. Hz. Peygamber’in (a.s) iki kızıyla evlendiği için “iki nur sahibi” manasına “Zinnûreyn” lakabı ile şöhretşiar olmuştur.

Fitneye kapın olan ikinci halife Hz. Ömer’in (r.a), şehadetiyle bu kapı kırılmış, vefat etmeden evvel kendisinden sonra gelecek halifenin üç gün içinde seçilmesini vasiyet ederek yedi kişilik bir şura meclisi tayin etmişti. Heyet, halkın çoğunluğunun görüşünü alarak Hz. Osman’ın (r.a) halifeliğini ilan etti. İlk dönemi fetihlerle; son dönemleri ise fitne ve kargaşalarla geçmiştir.

Bunun sebepleri arasında:

  • Sahabe neslinin önemli bir kısmının vefatı, idareye ehil kimselerin azlığı, ihmaller.
  • Cahiliye dönemimin gurur ve iftihar vesilesi sayılan kavim ve kabilecilik duyguları Müslümanlar arasında rahatsızlığa sebebiyet vermesi,
  • Fetihlerle, İslam coğrafyasının sınırları hayli genişlemiş, farklı din, dil, ırka mensup milletler Müslümanların hakimiyeti altına girmiştir. Bilhassa İranlıların milli gururları fazlaca incinmiş olup, merkezi otoriteye karşı yavaş yavaş başkaldırma ve muhalefet baş göstermesi,
  • Hz. Osman’ın (r.a) yaratılıştan yumuşak huylu oluşu, insanları cezalandırmaktan çok affı tercih etmesi, bunun istismar edilmesi, idarenin zaafa uğraması, bu durumun fitneye zemin hazırlaması,
  • O günkü fitne zemininde şartların hassasiyeti sebebiyle kimseye itimat edemeyen Hz. Osman (r.a), mühim idari görevlere yakınlarını getirmeyi tercih etmesi. Bu durumun, muhalifleri tarafından “akrabaların kayrıldığı” şeklinde propaganda edilmesi,
  • Fetihlerle birlikte Arap toplumu değişik milletlerle münasebet kurmuş, evlilikler yapmış, bu ailelerden meydana gelen çocuklar dini yaşantıda zayıf yetişmişler, bu da fitneye zemin hazırlamıştır.
  • Bütün bunlara ilaveten Yahudi asıllı Abdullah ibni Sebe’nin bozguncu hareketleri eklenince, önü alınmaz bir fitne ateşi ortaya çıkmıştır.

Hz. Osman’ın (r.a) halifeliğinin on ikinci yılında, Kûfe, Basra ve Mısır bölgesinden bozguncular, evini kuşattılar. Hz. Ali ve Sahabenin (r.anhüm) ileri gelenleri araya girdilerse de başarılı olamadılar. Bozguncular onu şehit etmekte kararlıydı. Hz. Osman onlara şöyle dedi:

Beni niçin öldürmek istiyorsunuz? Halbuki ben Resulullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: ‘Şu üç halin dışında Müslümanı öldürmek haramdır: ‘Evliyken zina eden, kasten adam öldüren, Müslüman olduktan sonra dinden dönen.’ Allah’a yemin ederim ki, ben ne Cahiliyede ne Müslüman olduktan sonra zina etmedim, hiç kimseyi öldürmedim, Müslüman olduktan sonra da dinden dönmedim. O hal de beni neye dayanarak öldürmek istiyorsunuz?”

Bozguncularla savaşmak isteyen Sahabelere, Hz. Osman (r.a) Müslüman kanı akıtılmasın diye izin vermemiştir. Fitne ağlarını örmüş, cuma günü, Kur’an okumaya başlamış, bozguncular bunu fırsat bilerek içeriye girerek Hz. Osman’ı (r.a) şehit etmişlerdir.” (Şaban Döğen, Ashab-ı Güzin: Peygamber Yıldızları)

Nev-i beşerin kutup yıldızları olan bu yüksek şahsiyetlerin söz, iş ve icraatlarından, dönemindeki tarihi ibretlik hadiselerden alacağımız o kadar çok dersler var ki…

Tarihin tekerrürü; şairin ifadesiyle “ders alınmadığı vakit” olurmuş. Ders almamız dileğiyle…

**

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.