| Hanife Töre’nin yazısı… |
Hüsniye Ünal Hanımefendi’nin Kadir Gecesi ile ilgili yazısını okurken birden kalbime gelen tefekkürü sizlerle paylaşmak istedim. Hiç düşünmüyor musunuz?
﴿أَفَلَا تَذَكَّرُونَ﴾
"Hâlâ düşünmüyor musunuz?"
(Saffât: 155)
Yetefekkerûn (يَتَفَكَّرُونَ): Düşünüyorlar, tefekkür ediyorlar.
Bu ifade; insanı sadece dünyevi işler için değil, yaratılış gayesi ve ilahi hakikatler üzerine derinlemesine düşünmeye çağıran bir uyarı ve teşvik cümlesidir. Bu ve benzeri ilahi emirler sebebiyle, her Müslüman kardeşim gibi ben de elimden geldiğince aklımı tefekkürle çalıştırmaya ve alıştırmaya gayret ediyorum. Allah’ın yüce sıfatları, Esma-ül Hüsnası, varlıklar, hadiseler, kelimeler ve kavramlar üzerine yoğunlaşıyorum.
Bu sabah namazından sonra birden kalbime geldi; Ramazan ve özellikle Kadir Gecesi üzerine daha önce hiç böyle derinlemesine tefekkür etmemişim. Çünkü hepimiz biliyorduk ki; Ramazan Allah katında kıymeti yüce olan, Kur’an’ın indirildiği, ahiret kazancının en verimli olduğu, sosyal hayatta pek çok hayrın yapıldığı, nefsin terbiye edildiği ve oruç tuttuğumuz özel bir "ay" demekti.
Peki, başka neler vardı bu ayda?
Birden heyecanlandım ve düşünmeye başladım. Aklıma adeta bir soru yağmuru yağmaya başladı. Rabbim rahmet ediyor, rahmetini sorular şeklinde yağdırıyordu. Tefekkür zamanlarımda bu şekilde düşünmek beni hem heyecanlandırıyor hem de kalbimle Rabbimle konuştuğumu hissettiriyordu.
- Ramazan kelimesinin anlamı nedir?
- Kadir Gecesi neden gündüz vaktinde değil de "gecede" gizlenmiştir?
- Kadir kelimesinin anlamı nedir? Gece kelimesinin anlamı nedir?
- Geceyi ihya etmek ne demek? Gece "ölü" müydü de onu canlandıracaktık?
- Yoksa "Kadir Gecesi" miydi bizi ihya eden?
- Hem "ihya etmek" (hayatlandırmak) Allah’a mahsus değil mi? Biz bunu nasıl yapacaktık?
Bu sorular beni araştırmaya sevk etti.
Ramazan, Arapça "ramad" (kuru sıcak, taşların yanması) kökünden gelir. Açlık hararetiyle günahların yakıldığı ve arındırıldığı manasını taşır.
Demek ki Ramazan’daki açlık ve susuzluk ateşi ile kökten bir temizlik yapılıyor. Bu temizlik; günahlardan ve putlaştırdığımız (dünya, makam, para, şöhret, "ne derler?" kaygısı vb.) taşlaşmış duygu ve düşüncelerden arınmaktır.
Bu inanç kalıpları akıl ve kalbimize öylesine yerleşmiş ki, adeta taşlaşmış; iman nuruna, merhamete ve şefkate yer bırakmamış. Her işi hikmet ve rahmetle yapan Yüce Rabbimiz, bu "taşlaştırdıklarımızı" oruç ateşiyle yakmayı murad ediyor. Bizleri gücümüzün üzerinde bir temizlikle temizliyor. Ne kadar merhametli bir Allah’ımız var diye düşünüp hesapsız şükrettim.
Kadir, Arapça kökenli olup; güçlü, kudretli, değer, kıymet ve hüküm veren anlamlarına gelir. Allah’ın 99 isminden biri olan "el-Kâdir" (her şeye gücü yeten) ismini ifade eder.
Rabbimizin bu geceyi bin aydan hayırlı kılması; pırlanta mahiyetindeki özümüzün kömürleşen taraflarına, Kendi kudretiyle değer katmak istemesindendir.
Bu bir fırsattır; değer verilenlerden olmak için bu geceyi aramak, insana büyük bir şevk veriyor.
İhya: Yeniden Diriliş
İhya, "yeniden canlandırma, diriltme, onarma ve şenlendirme" demektir. Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle; "Günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor." (Lem’alar).
Günahlarla taşlaşan kalbimiz ve sönen latifelerimiz için bu gece bir "resetlenme", yani yeniden yapılandırılma müjdesidir. İhya etmek, aslında ihya olmaktır. Allah bizi bu geceyle "sıfır kilometre" bir manevi hayata davet ediyor. Bize düşen; istiğfar, zikir ve dualarla bu işleme hazır hale gelip huzura durmaktır.
Neden Gece?
Gece; günün sessiz, sakin ve huzurlu zaman dilimidir. Derin tefekküre en uygun andır. Rabbimizle baş başa kalabilmek, kalbin manevi yürüyüşünü (seyr ü sülûk) gerçekleştirebilmek için tüm şartlar gecede toplanmıştır. Gece kelimesinin bu anlamı, derinden idrak etmeme vesile oldu. Elhamdülillahi hâzâ min fazlı Rabbî.
Zikir ve tefekkür, kalbin işletilmesi için en büyük vesiledir. İnsan, hayatın dağdağasından ve ağır sorumluluklarından kurtulup teneffüs etmek için bir teselli arar. Hakiki teselli ise zikir ve fikir vasıtasıyla kalbi uyandırmak, "Allah!" diyerek O’nunla dostluk kurmaktır. O zaman insan, en ıssız yerlerde bile yalnız olmadığını anlar ve imanlı bir hayattan zevk alır.
Allah, bu güzel hakikatleri "hakkalyakîn" derecesinde yaşamayı, Kadir Gecesi'ni bulup ihya olanlardan olmayı hepimize nasip eylesin. Amin.
Bu tefekkürüme vesile olan Hüsniye Hanım’a teşekkür eder, bu mübarek gün ve gecelerin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.
Vesselâm.