2026’nın Yeni Teknolojileri ve Kur’an Işığında İnsanın Sorumluluğu Dijital Gözlük İçinde Derin Bir Ders

Misafir Kalem
Dr. Mansoor Malik’in yazısı - Londra

2026 yılı, teknoloji alanında olağanüstü bir hızın yılı olmuştur. Yapay zekâ, beyin–makine bağlantıları, otonom robotlar, akıllı şehirler ve sağlık takibi yapan cihazlar artık bilim kurgu değil; hayatın gerçeğidir.

Ancak asıl soru şudur: Bu gelişmeler yalnızca insan zekâsının ürünü müdür, yoksa kaynağı Allah olan ilmin bir tecellisi midir? Kur’an şöyle buyurur:

“Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti.”

(Bakara 2:31)

Bilginin temeli İlâhîdir. İnsan üretir ve keşfeder; fakat yaratıcı değildir.

Bugün dijital dünyada her hareket kaydedilmektedir. Akıllı saatler kalp atışını ölçer, telefonlar konuşmaları saklar, kameralar yüzleri tanır, yapay zekâ davranışları analiz eder.

Kur’an kıyamet sahnesini şöyle tasvir eder:

“O gün onların ağızlarını mühürleriz; elleri bize konuşur ve ayakları yaptıklarına şahitlik eder.”

(Yâsîn 36:65)

Dünyada kurulan kayıt sistemleri, ahiretteki büyük hesap gününün küçük bir hatırlatıcısı gibidir.

Ev robotları giderek yaygınlaşmakta; yemek yapmakta, temizlik ve düzen sağlamaktadır. Evler akıllı sistemlerle donatılmakta, insan denetlemekte, makine çalışmaktadır. Bu büyük bir kolaylıktır; fakat aynı zamanda bir emanettir:

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk…”

(Ahzâb 33:72)

Güç ve imkân şükürle nimete, gafletle imtihana dönüşür.

Akıllı gözlükler ve yapay zekâ destekli cihazlar hafızayı güçlendirmektedir. Ancak Kur’an şunu hatırlatır:

“Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmez halde çıkardı…”

(Nahl 16:78)

İlim, bilim Allah’ın ihsanıdır. Teknoloji hafızayı artırabilir; fakat hikmet ve basiret veremez.

“Şüphesiz kulak, göz ve kalp — bunların hepsi ondan sorumludur.”

(İsrâ 17:36)

Teknoloji gözü ve kulağı güçlendirebilir; fakat kalbin sorumluluğu devam eder. Niyetin hesabı ayrıdır.

Kur’an bir başka hakikati daha bildirir:

“Gerçekten insan azgınlaşır; kendini yeterli gördüğünde.”

(Alak 96:6–7)

Tehlike teknolojide değil, insanın kibir ve gururundadır.

“Kitap ortaya konur…”

(Kehf 18:49)

Hiçbir amel gizli kalmayacaktır.

2026 büyük kolaylıklar sunmaktadır. Fakat asıl mesele şudur: Kalp diri kalacak mı?

Teknoloji ilerlemedir; takva ise korunmadır. İnsan bilgiyi kulluk bilinciyle birleştirirse bu çağ hayra vesile olabilir. Aksi hâlde ilerleme, bir imtihana dönüşebilir.

Allah bize ilmi hikmetle, hızı bilinçle, teknolojiyi takva ile birlikte nasip etsin.

Bir gözümüz dünyaya, diğer gözümüz hakikate yönelsin.

İlk yorum yazan siz olun
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.