Rahmi Koç, Pişman Olmuş Mudur?

Maruf Özülkü

Türkiye'nin en büyük iş adamlarından Rahmi Koç, bir anda ülke gündemine düştü. Ama bu sefer hayırlı bir gündeme gelme olmadı. Aksine nefrete ve infiale yol açan bir gündeme gelme hadisesi oldu.

Bir açılışta anlattığı birkaç cümlelik edep dışı fıkra.

Hem ahlak sınırlarını aşan hem de Kürt kadını objesi üzerinden aşağılama olunca baltayı taşa değil bizzat diline, düşüncesine geniş yaşam mantalitesine vurdu.

Bilseydi yapar mıydı?..

Sanmıyorum.

Bir anda, birkaç dakikada ağızdan çıkan üç dört cümlelik sözler, insanın başını belaya sokuyormuş demek.

Bir tarafta ahlak düşmanlığı bir tarafta toplumun belli kesimine hakaret eden bir muhteva.

Böyle olunca hem milli manevi hassasiyeti taşıyan kitleler tarafından hem de zaten mağdur olan Kürt kimliğine saldırı olmaktan kaynaklı olarak tepkiler yükseldi.

Çoğunlukla da iki sebep bir arada.

Kendisi yarım ağız özür dileyerek "üzgün" olduğunu söyledi ise de bu yeterli de görülmedi. Samimi olarak da algılanmadı.

*

Herkesin ama en önce toplumun önünde olan insanların diline üslubuna ve davranışlarına dikkat etmesi gerekiyor. Cinsellik yada edepsizliği merkeze oturtan mizah anlayışını artık bırakmak gerekiyor. Bu türdeki yaklaşımla sergilenen sanatsal ve görsel üretimden vazgeçmek gerekiyor.

Her türlü tahribata ve sinsi faaliyetlere rağmen millet, hala ahlak ve namus hassasiyetini yaşıyor ve yaşatıyor.

Sinemada tiyatroda dizilerde ve sosyal medyadaki her türlü rezilliğe rağmen millet, aile kalesini korumakta kararlı olduğunu gösteriyor.

Ve olayın Kürt kadını üzerinde anlatılması infialin daha da güçlü gerçekleşmesine sebebiyet verdi. Çünkü Kürtler ekseriyetle maneviyatta hem samimi hem de çok hassastırlar.

Olayın protestolara ve boykotlara dönüşmesi, dava konusu olup mahkeme salonuna intikal etmesi bu sosyolojik gerçeği ortaya koyuyor.

Ve bu olayın toplumun tüm renkleri tarafından tepki görmesi ayrıca dikkat çekicidir.

Demek ki neymiş...

Milletin din, ahlak, namus telakkisini anlamak gerekiyor.

Hele hele Kürt kadını, Laz kadını diye başlayan gevşek söz yada sözlü edebiyattan zinhar kaçınmak gerekiyor.

Latife yapıyorsanız üslubunuz latif olmalı. Konuşuyorsanız diliniz nezih olmalı.

Kimseyi hiçbir şekilde ısıran yada yaralayan bir dil kullanmamalısınız.

Yoksa fırtınayı tahmin edemezsiniz işte.

Rahmi Koç'un yerinde olmak istemezdim. Ama Binali Bey gibi de kahkaha ile boşa düşmek de istemezdim.

Daha başka ne diyelim?..

Yorum Yap
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.