Ney

Maruf Özülkü

Daha toprağındayken, şişe değmemiş kamış
Bâlâdır o demlerde omuzlar yıpranmamış,

Su bulur köklerini güneş okşar başını
Bir el havalandırır toprağını taşını

Rüzgar musiki üfler dallara yıllar boyu
Bu meşkten aşinadır neyliğe kamış soyu

Nasır tutmuş parmaklar dokunsa içi sızlar
Sırrına kardeş olur gök inleten hafızlar

Ayrılıkta ihtisas etti serencâmıyla
Koparıldı kökünden zarif ihtişamıyla

Aslına imdat eder bir ömür kuru kamış
Neye döndürdü felek, neler neler yaşamış

Bütün hikayesinde söylenir ayrılığa
Kurutup dağladılar soktular bu kılığa

Kirlenmemiş nefese ses olup durdu hep ney
Vefâlı kaç nağmeye iç döktü hey gidi hey

Ağlar ve ağlattırır çeker bizi bezmine
Sürükler bizi her an eskimeyen izmine

Eski zamanlarda hep mesut muydu insanlar
Her şey geçiyor, insan çok zaman sonra anlar

Her şey fenâ oluyor kalan yalnız Hu'dur Hu
Bigâne kalmamalı buna her insan ruhu

Ariftir ney dinleyen daha yaş kamış iken
Sabahı beklemeden uyanan erken erken

İlk yorum yazan siz olun
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.