Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup! Atlasların Ölümü Çoğalmadan Ne Gibi Tedbirler Alınabilir?

Atilla Yargıcı

Hepimizin çocukları var. Kimisi küçük, kimi büyük. Kimi ergen, kimi genç bir delikanlı. Çocuk yetiştirmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Çocukları korumak, eğitmek, terbiye etmek hiç kolay değil. Zorun da ötesinde.

Atlas 17 yaşında idi. Gençliğe yeni yeni adım atıyordu. Hayalleri vardı. İnsanlığa hizmet etmek istiyordu. Bir gün yolda yürürlerken kendisinden 2-3 yaş küçük bir başka ergen çocukla basına yansıdığına göre “yan baktın” tartışması çıktı. Çocuk, 14 ya da 15 yaşındaki çocuk, yanında taşıdığı sustalıyı çıkardı ve Atlas’a salladı. Ağır yaralanan Atlas, kurtarılamadı.

Kurtarılamadı demek dile kolay. Bize kolay. Ailesi, annesi, babası, kardeşleri ve yakınları ciğerleri parçalanarak bağırlarına taş basmaktalar. İçleri parçalanıyor. Yaşlıların ölmesi, hastaların ölmesi çok etkilemeyebilir yakınlarını. Ama genç bir kişinin canice katledilmesi dayanması güç bir hadise. Allah ailesine sabırlar versin.

Olay ve benzer olaylar gittikçe artıyor ülkemizde. Sayın Cumhurbaşkanımız Atlas’ın annesiyle telefonda görüşmüş. Başsağlığı dilemiş. “Atlas’ın ölümü bizi kalbimizden yaraladı” demiş. Takipçisi olacaklarını söylemiş. Çok güzel, acılı ailenin yanında olmak.

Ama artık takipçisi olmanın da ötesinde yapılacak şeyleri düşünme zamanı. Çocukların ve gençlerin cinayet işlemelerinin sebepleri çok iyi araştırmalı. Ciddi araştırma yapılmalı. Bunları etkileyen unsurlar üzerinde titizlikle durulmalı. İnternet oyunlarının çocukları etkilediği kesin. Sustalı bıçaklarla, ya da silahlarla sürekli adam öldürme oyunlarının kesin etkisi vardır bunlar üzerinde.

Diziler, mafya dizileri, sürekli adam öldürmeyi teşvik edici sahnelerle dolu, güvenlik güçlerini aciz gösteren bu diziler baş sorumlulardan. Sosyal medyada bunların reklamları ve shorts videoları çok etkili. Çok yönlü çalışmak gerekiyor. Devlet organlarını yöneten hükümettir. Suçlular en ağır cezalara çarptırılmalıdır elbette.

Ama bu cezalar ne kadar ağır, cezalar gerçekten caydırıcı mı diye de düşünmek gerekir. Hükümetin bunun üzerinde durması gerekir. Bir taraftan başta gençlerimiz olarak toplumu olumsuz etkileyen, bazılarını psikopat yapan internet oyunları ve dizilerinin kaldırılması, diğer taraftan en ağır ceza olacak olan kasıtlı adam öldürülenlere ölüm cezasını vakit geçirmeden getirilmesi gerekir.

Daha ne kadar Atlasların ya da boşanmak üzere olan kadınların, annelerin-babaların ölmesi beklenecek? Kaç ailenin ocağına ateş düşecek? Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Adalet Bakanımız, Aile Bakanımız ve diğerleri kendi çocukları öldürülmüş gibi empati yapıp ona göre tedbir almaları gerekir.

Hiçbir aile bu tür cinayetlerden dolayı acı çekmemeli. Ölüm cezası getirilmesi lazımdan da öte elzem. Bu cinayetler, ekrandaki kötü örnekler ve öldürmeye dayalı internet oyunları, daha birçok şeyin bilincinde olmayan gençleri ve çocukları olumsuz etkileyecek ve gittikçe bu tür vakaların yayılmasına sebep olacaktır. Artık bu işe el atma zamanı gelmiştir ve geçmektedir. Kanaatime göre bu tür cinayetlerin medyada ve sosyal medyada haber olarak yayınlaması bile engellenmeli. Çünkü kötülüğün yayılması bu şekilde oluyor. Cinayetler normalleştiriliyor bu yollarla.

Sayın Cumhurbaşkanımız. Lütfen, halk olarak istirham ediyoruz, meclise talimat veriniz. Şu mafya dizileri, ahlaksızlığı yayan diziler, öldürme oyunları derhal kaldırılsın. Ve bir an önce haksız yere adam öldürenlere ölüm cezası getirilsin. Cezalar caydırıcı olmazsa, insanlar en basit tartışmalarda başkasını öldürmeyi düşünebiliyor. Ama kendisinin de canının alınacağını bilirse, bir durur, bin düşünür. Ölümlerin büyük ölçüde azalacağını benim söylemem bile abes.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.