Cudi Dağı Sefine bölgesinde yapılacak etkinliklere ve Hz. Nuh’u Anma Toplantısına katılmak üzere, Pazar günü sabahı erkenden kalkarak Cizre’nin kuzey doğusunda, 32 km. mesafede ve 2100 metre yükseklikte bulunan Cudi Dağına doğru yola çıktık. Son derece düzgün olan yollarla devam ettikten sonra, Cudi Dağının eteklerine vardığımız zaman yolculuk yavaş yavaş zorlaşmaya başladı. Biz erken bir saatte yola çıktığımız için başlangıçta sakin gibi görünen yol, yavaş yavaş kalabalıklaşmaya, mesafe aldıkça ve yükseklik arttıkça sürüş şartlarının da zorlaşmaya başladığını gördük.
Bu arada yol boyunca son derece sıkı güvenlik önlemlerinin de alındığını ifade etmemiz gerekir. Zirveye doğru yaklaştıkça bazı araçların yolda kaldıkları, daha öteye gidemedikleri, yolcularının da araçlardan inerek zirveye doğru yürümeye başladığını gördük. Özellikle Cudi Dağının zirvesine açılan bölge olarak bilinen ‘’Cebrail Kapısında’’ zorlanan çok sayıda araçla da karşılaştık. Zaten yetkililerin verdiği bilgiye göre bu günde dört bin civarında aracın anma programına katılmak için geldiğini ve bunlardan bin kadar aracın da yollarda kalarak zirveye ulaşamadığını da öğrendik.
Cudi Dağının zirvesinde sabah erken saatlerden itibaren toplanmaya başlayan insanlar, yılların hasretini tebessüm, söz ve dualarıyla gidermeye çalıştılar. Tam kırk yılı aşkın bir süre ile Cudi Dağında bu anmalar, festivaller, zêvler, bölgeyi büyük bir kıskaç içine alan olaylar ve eylemler yüzünden yapılamadı. Biz bölgeyi ziyaretimizde insanların bu dağa büyük bir hasretle baktıklarını ve bu yolun yeniden açılması için dualar ettiklerini hep müşahede ettik. Ulul-Azm beş Peygamberden birisi olan Hz Nuh’un maneviyatının hissedildiği bu dağları ziyaret etmek ve mümkünse burada 2-3 gün geçirmek bölge insanlarının kahir bir ekseriyetinin içinde bir duygu olarak hep yaşamaya devam etti.
Cudi Dağının zirvesinde birçok resmi kuruluş ile birlikte Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyetleri ve çadırları yoğun bir şekilde gün boyunca devam etti. Vatandaşların da bazı ihtiyaçlarını karşılamak için yetersiz de olsa yetkililer tarafından bazı hazırlıklar yapılmıştı. Biz ekip olarak Cizre Ticaret ve Sanayi Odasının çadırında Oda Başkanı Ömer Faruk Yıldırım ve üyelerin yoğun gayretleri ile yapılan bazı çalışmaları yakından takip ettik. Ayrıca kahvaltımızı yine bu çadırda, geniş bir katılımla birlikte yaptık.
Bu anma toplantısına, çoğunluğu çevre il ve ilçelerden olmak üzere yaklaşık on bin kişilik bir vatandaş topluluğu katıldı. Huzur ve güven ortamında bundan sonraki yıllarda bu sayı elbette çok daha yukarılara çıkacak. Zaten imkânlar arttıkça bu ziyaretler, elbette bir kaç gün ile de sınırlı tutulmayacaktır. Diğer günlerde de dileyen vatandaşlar bu mübarek bölgeyi ziyaret edebilecektir.
Cudi Dağı Sefine Bölgesindeki anma toplantısı saat 14.00’te başladı. Toplantıya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Şırnak Valisi Birol Ekici, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çok sayıda Milletvekili katıldı. Kur’an-ı Kerim’den bir aşr-ı şerifin okunmasıyla başlayan toplantıda, daha sonra protokol konuşmalarına geçildi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşması, bütün katılanlar tarafından takdir ve dikkatle dinlendi. Numan Kurtulmuş, konuşmasında şu çok önemli noktalara değindi. Kurtulmuş konuşmasına "Doğu'nun ve Batı'nın sahibi, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın ve bütün insanların Rabb'i olan, arşın ve kürsünün, kâinatın ve mükevvenatın maliki olan yüce Allah'ın kulları, aziz Müslümanlar, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz" sözleriyle başladı. Numan Kurtulmuş, daha sonra vatandaşlara şu sözlerle hitap etti. "Ne mutlu sizlere ki Hazreti Nuh'un ayak izlerinin olduğu, onun Rabb'ine yakardığı bir beldede, onun izini sürerek, onun getirdiği inanca sahip olarak yaşıyorsunuz. Allah bu topraklara kıyamete kadar Hazreti Nuh'un, Hazreti İbrahim'in, Hz. Musa'nın, Hazreti İsa'nın ve Hazreti Muhammed'in izinden yürüyen nice insanların gelmesini ve burada yaşamalarını nasip etsin."
‘’Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını, Kılıçarslan'ın, Alparslan'ın çocuklarından ayırt eden hiçbir şey yoktur. Ahmed-i Hani'nin, Molla Ahmed-i Cezeri'nin, Fakiyi Teyran'ın fikirleriyle Yunus Emre'nin, Mevlana Celaleddin'in fikirleri arasında bir harf miktarı farklılık yoktur. Böylesine büyük bir birliği ve beraberliği elin oğlunun ekmeğine yağ sürmek için hiçbir şekilde kaybetmeyeceğiz. Kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi gözümüzün içi gibi koruyacağız. Biz bir oldukça, birlikte oldukça, hep beraber kardeşlikle kalplerimiz yoğruldukça Allah'ın izniyle bir daha inanıyorum ki bu memleketin hiçbir yerinde hiçbir evladı terörle karşılaşmayacak, hiçbir insanımız terörün mağduru asla olmayacak." Kurtulmuş konuşmasının sonunda, Cudi Dağında bundan sonra her yıl yapılacak anma toplantılarının artık TBMM’nin himayesi altında gerçekleştirileceğini ifade etti.
Daha sonra Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’ın yaptığı duanın ardından, törene katılan protokol mensupları tarafından barışın sembolü sayılan güvercinler uçuruldu Konuşmaların ardından Grup Tillo da bir konser icra etti.
Cudi Dağının zirvesinde bir süre önce çok güzel bir caminin temeli atıldı. İnşaallah bu caminin hizmete girmesi ile birlikte buradaki manevi hava çok daha farklı bir hüviyete bürünecek. Yetkililer, gelecek yıla kadar bu caminin hizmete gireceği müjdesini de verdiler.
Gözlemlerimizden hareketle, bu bölgenin hak ettiği ilgiyi görebilmesi ve vatandaşların daha rahat bir şekilde buraya ziyaret etmelerini sağlamak amacıyla yapılması gereken çok önemli bazı hizmetlerden bahsedebiliriz. Bu bölgedeki trafiğini artması sonucu ister istemez farklı bazı çalışmalar gündeme gelecektir:
1- Çok büyük bir kalabalığa hizmet etmek üzere çadırların kurulduğu bölgede mutlaka bir mescidin, rahat abdest alınacak yerlerin ve yeterli sayıda tuvaletin yapılması gerekir. Bu sene bu konularda epey sıkıntı çekildiğini yaşayarak gördük.
2- Sefine bölgesine ulaştıracak yollar konusunda da ıslah çalışmalarının mutlaka yapılması gerekir. Çok sayıda aracın hedefe ulaşmadan yolda kalmaları, bu konuda ciddi bir ihtiyacın olduğunu gösteriyor.
3- Sefine Bölgesine daha rahat ulaşmayı sağlayacak şekilde teleferik sistemleri devreye sokulabilir.
4- Sefine Bölgesinde bazı misafirhanelerin yapılması, uzak bazı bölgelerden gelen insanlar için çok yerinde bir hizmet olacaktır.
5- Belki ileri dönemlerde bölgedeki turizmi ve hareketliliği canlandırmak ve çok daha iyi noktalara getirmek için bazı otellerin de yapılması gündeme gelebilir.
Büyük Tufan’dan sonra Hz. Nuh Peygamber’e ev sahipliği yapan Cudi Dağında yapılan bu toplantı ve festivaller gerçekten maddi ve manevi olarak bölge için çok büyük bir kazanımdır. Hem ibadet maksadıyla ve hem de inanç turizmi çerçevesinde bu bölgeye bugüne kadar belki bazı zorluklardan kaynaklandığı için yapılamayan hizmetlerin biraz hızlı bir şekilde yapılması; bütün ülke insanlarının daha samimi ve daha içten bir şekilde yakınlaşıp kucaklaşmalarını kolaylaştıracaktır.
Cudi Dağının bereket ve manevi atmosferinden sevgi ve kardeşliğe uzanan bu yolu kısaltarak çok daha işler bir hale getirmek, önce yetkililerin ve daha sonra da bütün vatandaşlarımızın görevidir. Bu görevi ihmal etmenin maddi ve manevi vebali mutlaka çok büyük olacaktır.