İnsanların Allah katında üstünlüğü neden takvadır?

İnsanların Allah katında birbirlerine üstünlükleri ancak takva iledir. Peki neden?

Abdullah Hakimoğlu - Muhabbet Medya

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar halk eden Rabbinize karşı takvalı olun. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.”

(Nisa, 4/1)

Cenab-ı Hak Hz. Adem’i topraktan yaratmış, ondan da eşi Havva’yı var etmiştir. Hz. Adem, Hz. Havva’yı görünce onu beğenmiş ve ülfet etmişti. Bu iki kişiden ise bugüne kadar dünyaya gelen insanlar halk edilmiştir.

Burada birinci önemli husus, “Ey insanlar!” hitabıdır. Bu Kur’an’ın bütün insanlığa bir hidayet rehberi olarak gönderildiğini gösteriyor. Ve bütün insanların hepsini Allah yaratmıştır. Aralarında insan olma bakımından hiçbir fark yoktur. Renklerin, makamların, sosyal ve ekonomik statülerin hiçbir değeri yoktur. Çünkü sonuçta herkes insandır, herkes Hz. Adem ile Havva’nın çocuklarıdır. İnsanların değeri ise ancak takva iledir. Ki ayet bunu da zikrediyor.

İkinci önemli husus, kadınların ve erkeklerin insan cinsinden yaratılmış olmalarıdır. Yani Allah, Hz. Adem’i insan, örneğin Havva’yı da cin olarak, ya da başka bir varlık olarak yaratmamıştır. Bu çok büyük bir nimettir. Eğer Havva annemiz başka bir cinsten olsa ile, elbette Adem ile aralarında bir ünsiyet meydana gelmeyecekti. İnsanlar da istemeye, istemeye eşlerini seçmek ve birlikte olmak zorunda kalacaklardı. Bu insan için ağır bir durumdur. Bu yüzden Cenab-ı Hak önce bu nimeti hatırlatıyor.

Üçüncü olarak, insanların çoğalma mucizesine dikkat çekiliyor. Allah erkeğe ve kadına o kadar mucizevi özellikler vermiş ki, iki sebep bir araya geliyor, Allah o sebepler altında kudretini tecelli ettirerek, rahmetini göstererek insanı yaratıyor. Nitekim çeşitli arızalarla çocuğu olmayan insanlar da bize ibret olarak sunuluyor. Yani Allah isteseydi bütün insanları çocuk dünyaya getiremez bir şekilde yaratabilirdi. Ama öyle yapmadı. Fakat burada önemli olan zahirde bazı sebepler görünmesine, erkekle ile kadın bir araya gelmesine rağmen, bunlar sadece ve sadece bir sebeptir. Esas insanı insan yapan Allah’tır. Bunun üzerinde tefekkür etmek gerekir. Bir anne karnında insanın oluşması emrini kim veriyor. Bu insanın meydana gelmesi bilincinin, idaresinin dışında oluyor. O halde onun dünyaya gelmesini isteyen bir ‘Güç’ var. O da Allah’tır. Çocuğun anne karnında iken plasenta vasıtasıyla mükemmel bir şekilde beslenerek, bütün azalarının tam olması, çocuğun ya da anne-babanın gücüyle meydana gelen bir şey değil. Çünkü anne babanın burada görünüşte bir sebep olmaktan öteye hiçbir rolleri yoktur.

O halde üstünlük ancak takva iledir. Allah bizim takvalı olmamızı istiyor. Emirlerini yapıp yasaklarından kaçınmamızı emrediyor. Esas üstünlük bu takvadadır. Soy-sop, renk, para, görünüş Allah’ın katında önemli olmayan şeylerdir. Takva için çalışmak gerekir. Takva da Allah’ın emirlerini yapıp yasaklarından kaçınmaktır.

Dördüncü olarak da Allah’a isyandan vazgeçerek Allah’ın azabından kaçınmalıyız. Ve aynı zamanda sıla-ı rahmi de tam yapmalıyız. Çünkü insanın insan olması özellikle de kendisini dünyaya getiren anne-babasıyla alakasını kesmemesiyle mümkündür. Sıraya göre diğer akrabalarla da alakayı devam ettirmek gerekir. Ama burada öncelik insanın anne-babasıdır.

www.muhabbetmedya.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

KUR’AN-I KERİM Haberleri