İslam Coğrafyasında ‘Kardeşlik’ Zorunluluk Derecesinde Bir İhtiyaç

Muhabbet Platformu tarafından Diyarbakır’da düzenlenen "Türkiye’de Kardeşlik İkliminin Güçlendirilmesi" paneli ile gönüller arasında bir köprü oluşturmasını temennisiyle gerçekleştirildi.

Muhabbet Medya - Haber Merkezi

Muhabbet Platformu tarafından Diyarbakır’da düzenlenen "Türkiye’de Kardeşlik İkliminin Güçlendirilmesi" panelinin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Orhan Ayyıldız, bu programın gönüller arasında bir köprü oluşturmasını temenni ettiğini bildirdi. Hızın arttığı ama insani bağların zayıfladığı bir çağda, kardeşlik ve toplumsal barışın tesisinin daha da büyük önem arz ettiğini vurguladı.72a3b710-fb3a-46e2-8c91-ece69aeaa8db.jpeg

Said Nursi’nin, imanın kalpleri birleştiren en önemli bağ olduğunu bizlere hatırlattığını söyleyen Ayyıldız; Uhuvvet Risalesi’nin bu bağı kuvvetlendirdiğini dile getirerek günümüzde bilgiden ziyade sevgi, kardeşlik ve uzlaşmaya ihtiyaç duyduğumuza dikkat çekti.

Panel yöneticisi Safa Mürsel, kardeşlik konusunun güncelliğine değinerek İslam coğrafyasının kardeşliğe "iztırar" (zorunluluk) derecesinde ihtiyacı olduğunu ifade etti. Risale-i Nur eserlerinin tüm insanlığa hitap ettiğini ve asrımızı aydınlattığını belirten Mürsel, panelin öneminin altını çizdi.

4a47ac7a-91ca-4b29-906a-72f352256897.jpeg

Prof. Dr. Ahmet Yıldız ise konuşmasında, farklılıklarımızla birlikte nasıl yaşayacağımız sorusuna cevap vermeyi amaçladığını dile getirdi. "Tek teklerin" ayrıştıracağını, "bir birlerin" ise birleştireceğini ifade eden Yıldız, insanları birbirine bağlayan en güçlü bağın inanç bağı olduğunu ve kardeşliğin toplumsal dayanışma için bir vesile teşkil ettiğini söyledi. Cumhuriyet’in kuruluşundan önceki kongrelerde kardeşlik vurgusunun yapıldığını ve hudutların "kardeş milletlerin hududu" olarak tanımlandığını hatırlatan Yıldız; daha sonra Türk milliyetçiliğinin ön plana çıkarılmasının ayrışmalara sebep olduğunu savundu. Kardeşlik söyleminden ziyade uygulamanın önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Kardeşlik, eşitliği kapsarsa amacına ulaşır. Said Nursi’nin bu topluma yaptığı katkıların benzeri yoktur. Onun yaklaşımı istibdat eleştirisine dayanır. Gönüllü birliktelikle kimliklerimizi tanımayı öneriyor, farklılıkları yok saymıyor; aksine ahlaki ve hukuki düzlemde eşitliği savunuyor. Kardeşliği; eksilmez, adil ve eşitlikçi bir şekilde kurumsal bir çerçeveye oturtmak gerekiyor."

Müfid Yüksel ise konuşmasında "biz" kavramı üzerinde durarak, bu kavramın ortak bir iman anlayışını ifade ettiğini ve iman kardeşliğinin ancak "biz" duygusuyla gerçekleşebileceğini belirtti. Hz. Peygamber’in Veda Hutbesi’ndeki kardeşlik vurgusuna dikkat çeken Yüksel, Bediüzzaman’da "biz" anlayışının temelinde şefkat ve merhametin yattığını bildirdi. Bediüzzaman’ın kardeşlikle ilgili fikirlerinin sosyal barışı sağlama özelliği taşıdığını söyleyerek birbirleriyle boğuşanların "müsbet hareket" edemeyeceğini ifade etti. Yüksel ayrıca; Kürtlerin Marksizm etkisiyle dinsizleştirilmeye çalışılmasının ve bazı Müslüman kesimlerin milliyetçiliğe yönelmesinin tehlikelerine dikkat çekti.

b87c33d2-341d-44b8-ab37-5b0b12388902.jpeg

Prof. Dr. Davut Işıkdoğan, konuşmasında Medresetüzzehra projesine değinerek Said Nursi’nin bu projeyle mektep-medrese ayrılığını ortadan kaldırmayı hedeflediğini söyledi. Münazarat eserinin kardeşlik projesi için en önemli kaynak olduğunu belirten Işıkdoğan; medreselerde sadece din ilimlerinin, mekteplerde ise sadece fen ilimlerinin okutulmasının zihinsel bir parçalanmışlık oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle eğitimde akıl ile vicdanın birleştirilmesi gerektiğini, hile, şüphe ve taassuptan uzak bireylerin ancak din ve fen ilimlerinin birlikte okutulmasıyla yetişebileceğini vurguladı. Işıkdoğan, Medresetüzzehra projesinin tüm İslam dünyasının problemlerine çözüm sunduğunu ve kapsamlı bir eğitim reformu niteliği taşıdığını belirtti.

2f716746-7ff0-403a-a891-73325eb6ae79.jpeg

Prof. Dr. Mehmet Zahir Ertekin ise Risale-i Nur’da geçen bazı Kürtçe ve Türkçe ibareler ile atasözlerinin kaynaklarının önemli Kürt âlimlerinin kitapları olduğunu ifade ederek, Bediüzzaman’ın ana dilde eğitime verdiği öneme dikkat çekti.

www.muhabbetmedya.com

İlk yorum yazan siz olun
BİLİYOR MUSUNUZ? Araştırmalar gösteriyor ki düzenli yorum alan bir yazar, kendisini bekleyen kitleyi daha iyi anlıyor ve kendisinden beklenen çalışmaları ortaya koymak için yazma disiplinine bağlı kalıyor. Unutmayın nezaketle yorum yapan her okuyucu yazarın editörüdür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri